|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Muhammed
Saîd Fârûkî “Rahmetullahi Aleyh”
YÂ RABBÎ,YAKMA BİZİ!
İslâm âlimlerinden olan bu
mübârek zât,
Tesirli sözleriyle ederdi
çok nasîhat.
Derdi: (Bir müslümân ki,
gelmiştir kırk yaşına.
Gitmiş gücü kuvveti ve ak
düşmüş saçına,
Hattâ Hacca da gidip,
Kâbeyi etmiş tavâf.
Buna rağmen gafletten
uyanmazsa, ne tuhaf.
O, hâlâ oyun ile geçirirse
ömrünü,
Ve hiç düşünmez ise “Ecel”
ve “Ölüm”ünü,
Ne kadar şaşılacak bir
haldedir o insan.
Eceli yaklaşmış da, o hâlâ
eder “İsyân”.
Ey insanlar “Günâh”la
ve “Dünyâ sevgisi”yle,
Kararır, hastalanır
kalpler ziyâdesiyle.
Tedâvî etmek için böyle
hasta kalpleri,
Terk etmek lâzım gelir “Günâh”
olan işleri.)
Öyle sakınırdı ki bu zât “Haram”
işlerden,
Hattâ pek çok mubâhı terk
ederdi bu yüzden.
Rabbinin rızâsını
düşünürdü her işte.
Derdi ki. (Yâ ilâhî,
yakma bizi ateşte.)
Günâhlarınız için, “Bir”
tövbe ederseniz,
İbâdetlerinize “Bin”
tövbe eyleyiniz.
Havada uçtuğunu görseniz
bir kimsenin,
Bu, onun kemâlini gösterir
zannetmeyin.
Öğrenmek isterseniz onun
asıl hâlini,
Bakın ki, “Günâh”lardan
tam çekmiş mi elini?)
Bir gün de buyurdu ki: (Ey
gâfil olan insan!
Hep “Günâh”
işlemekle ömrünü ettin ziyân.
Daha ne güne kadar bu
gaflet sürecek hep?
“Ölüm” hiç hâtırına
gelmez mi senin acep?
“Haram”dan mal
yığmakla geçirdin bir ömrünü.
Hiç düşünmüyor musun peki
sen “Ölüm”ünü?
Elbette herkes gibi
ölürsün sen de yarın.
Kabir suâllerine hazır mı
cevapların?
Eğer ki atılırsan
cehennemin içine,
Bir an dayanamazsın en
hafif ateşine.)
Bir gün de buyurdu ki.
(Kardeşlerim muhakkak,
Bizim her hâlimizi görüyor
cenâbı Hak.
Onun için edeb ve hayâ
edip Allahtan,
Kaçalım titizlikle her “Günâh”
ve “Haram”dan.
Herhangi bir “Günâh”ı
işlemek isteyince,
“Allah görüyor”
deyip, vazgeçiniz hemence.
İbâdet ederken de, “O
görüyor” diyerek,
En güzel bir şekilde yapın
tam öğrenerek.
Ve bir işi yaparken, deyin
ki içinizden:
“Acabâ râzı mıdır Allah bu
işimizden?”
Bilin ki, sizi her an
görüyor Hak teâlâ.
“O beğenir mi?”
diye düşünün ilk evvelâ.
Allahü teâlâdan titreyerek
her saat,
“Günâh”ta,
nefsinize vermeyin aman, fırsat.)
|