ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN FAZİLETİ

Muhammed Sâdık “Rahmetullahi Aleyh”

 

YÂ RABBÎ, AFFET BİZİ

 

Bu zât bir sohbetinde buyurdu: (Ey cemâat!

Günâhlardan kaçma”ya, eyleyin sabır, sebât.

 

İbâdet yapmakta da yapmayın ki gevşeklik,

Zîrâ “Esen yel” gibi, geçip gider bu gençlik.

 

Bilin ki âhirette, herkese vardır hesap.

Tövbesiz ölenlere yapılır acı azap.

 

Aslâ işlemeyin ki “Haram” ve “Günâh” işi,

Zîrâ pek şiddetlidir cehennemin ateşi.

 

Sizden önce gidenler, şimdi “Âh!” ediyorlar.

Keşke bu günâhları yapmasaydık” diyorlar.

 

Onların kaçırdığı o fırsat, elinizde.

Öyleyse “Günâh”lara dalmayın şimdi siz de.

 

Her kim “Günâh” işlerse bu dünyâda gülerek,

Orada cehenneme atılır “Âh!” ederek.)

 

Bu “Velî”, Rabbimize sevgili, yakın zâttır.

Bir gün, münâcâtında şöyle buyurmaktadır:

 

(Yâ rabbî, sen tanıttın bize kendi zâtını.

Saçtın üzerimize lütuf ve ihsânını.

 

Bize, bâzı şeyleri ettinse de men, yasak,

Zararlı olduğundan “Haram” kıldın muhakkak.

 

Yine de pek fazladır “Günâh” ve “İsyân”ımız.

Lâkin günâhımıza, çoktur pişmânlığımız.

 

Yâ rabbî, affet bizi, îmân ettik biz sana.

Lâkin âsî nefsimiz, aldattı bizi fenâ.

 

Bize güzel gösterdi “Günâh” ve “Haram”ları.

Biz nefse aldanarak, işledik hep onları.

 

Sen de cezâ vermekte acele etmeyince,

Biz bundan da yüz bulduk ve şımardık iyice.

 

Affına güvenerek, sana isyân eyledik.

Nefsimiz de “Günâh”a eyledi bizi teşvîk.

 

Halbuki bilirdik ki, çoksa da mağfiretin,

Fakat azâbın dahî çetindir gâyet senin.

 

Bunları bile bile, aldandık nefsimize.

Sonsuz merhametinle yine sen acı bize.

 

Yâ rabbî, sana karşı çok “İsyân” ettik, fakat,

Af için, biz yine de isteriz senden imdât.

 

Yâ rabbî, mahşer günü, hesâb için Mîzâna,

Varmaya, bu “Günâh”la yüzümüz yoktur sana.

 

Eğer ki affetmezsen bizi ey Allahımız!

Cehennem ateşi”ne hiç yoktur tâkatımız.

 

Yâ rabbî, sen bizleri eyle af ve mağfiret.

Zîrâ senin affının sınırı yoktur elbet.

 

Sen bize “Akl-ı selîm” ve “Yakîn” eyle ihsân.

Sana ibâdet edip, yapmıyalım hiç isyân.

 

Çıkarıp kalbimizden bu “Dünyâ sevgisi”ni,

Doldur onun yerine kendi muhabbetini.

 

Âhiret derdi” ile dertlendir bizi esas.

Zîrâ bu dert yanında, başka şey dert sayılmaz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan