|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Muhammed
Mâsum Fârûkî "rahmetullahi aleyh”
LOKMANA DİKKAT ET
Bu zât buyuruyor ki:
(Düşmandır bize nefis.
Onun tek arzusuna boyun
eğmemeliyiz.
Bu “Nefs-i emmâre”yi
terbiye etmek için,
İslâma tam uyması lâzım
gelir kişinin.
Bu dînin beğendiği ufak
bir işi yapmak,
Yâhut yasak ettiği bir “Günâh”tan
sakınmak,
Kendi arzusu ile, yıllarca
işlediği,
“Nâfile ibâdet”ten
hayırlıdır ve iyi.
Meselâ kim yer ise, bir
lokma “Haram” taam,
Yemek âdâbına da riâyet
etmezse tam,
Kıldığı namâzlardan,
alamaz mânevî tad.
Elbette kendindedir bu
kusur ve kabâhat.)
Yine bir sohbetinde
buyurdu ki: (Ey insan!
Sakın “Günâh”
işleme seâdet istiyorsan.
Bir iş yapacağın an,
kalbin rahat etmezse,
Yâni kalbin sıkılır, yâhut
da çarpar ise,
Sen onu yapma, terk et, o
işte yoktur hayır.
Kalbin rahat olduğu
işlerde hayır vardır.
Açık bildirilmiştir helâl
ve haram şeyler.
“Haram” ve “Günâh”lardan
sakın ve eyle hazer.
Şüpheli bir şey ile eğer
karşılaşırsan,
Kalbinin üzerine, koy
elini o zaman.
Çarpıntı olmaz ise, “Hayır”dır,
o işi yap.
Helâl şey yapılırken,
sâkin olur çünkü kalp.
Kusurlu ve noksan bil
bütün tâatlarını.
Düşün, hiçbir tâati tam
yapamadığını.
Yaptığı ibâdeti beğenirse
bir kişi,
Fâsıkın “Günâh”ından
zararlıdır bu işi.)
Bir gün de bir talebe,
huzûruna gelerek,
Dedi: (Alamıyorum namâzdan
mânevî zevk.
Tasavvuf hallerim de, git
gide kaybolmakta.
Bana bir tavsiyeniz olacak
mı bu babta?)
Buyurdu ki: (Yediğin
lokmalara dikkat et.
Yemek âdâbına da, eyle hem
de riâyet.)
Araştırdı talebe yedikleri
taâmı.
Gördü ki, “Helâl”
yoldan kazanılmış tamâmı.
Gelip arz eyledi ki:
(Yediğimiz her yemek,
Helâl olup, “Haram” şey
karışmış değildir pek.)
Buyurdu ki: (Evlâdım,
git, az daha araştır.
Muhakkak bu hususta başka
bir hatâ vardır.)
Nihâyet öğrendi ki, o,
araştırdığında,
“Haram”dan bir tek
odun yakılmış ocağında.
Bu “Günâh”tan
ötürü, etti tövbe, istiğfâr.
O iyi hallerini kazandı
yine tekrar.
Buyurdu ki: (Evlâdım,
ye dâim helâl taam.
Uy namâz kılarken de
tâdil-i erkâna tam.
Ve mutlaka düşün ki,
namâza durduğunda,
“Ben, kimin huzûrunda
duruyorum şu anda?”)
|