|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
İmâm-ı Rabbânî “Kuddise Sirruh”
ALLAHTAN KORK
Bu zât, bir sohbetinde
buyurdu: (Cenâbı Hak,
Kolaylık göstermiştir her
emrinde muhakkak.
Yâni helâl ve mubâh
eyleyip pek çok şeyi,
Yalnız “Haram”
kılmıştır, az, bir iki nesneyi.
Haram kılmasının da,
hikmeti vardır nice.
Çünkü zarar verirler
yenilip içilince.
Acı olan şarabı haram
kılsa da, fakat,
Helâldir hoş kokulu, nice
tatlı meşrûbât.
Bütün meyve suları, hem
karanfil ve tarçın,
Helâl ve faydalıdır insan
sıhhati için.
Acı ve keskin olan o
iğrenç şey, bir kere,
Benzer mi, hoş kokulu o
tatlı şerbetlere?
Bu fizîkî evsâftan hem de
ayrı olarak,
Helâl kullananlardan,
râzıdır cenâbı Hak.
Allahü teâlânın sevip râzı
olması,
Ayrıca bir fark olup,
budur işin esâsı.
“İpeği”, erkeklere
“Haram” kıldıysa misâl,
Nice yünlü, pamuklu kumaşı
etti helâl.
Erkek, hâlis ipeği
giyemese de, fakat,
Bu kumaşlar, ipekten
fâidelidir kat kat.
Hem sonra ipek kumaş,
kadınlara helâldir.
Bunun fâidesi de, yine
erkekleredir.
“Altın”ın da kadına
helâl, mubâh olması,
Yine erkekleredir esâsında
faydası.)
Bir gün de buyurdu ki:
Olmak için muvaffak,
Riâyet etmelidir iki şeye
muhakkak.
Birincisi şudur ki, “İşlemeyin
hiç günâh”.
Zîrâ günâhkârları,
muvaffak etmez Allah.
İkincisi “Duâ”dır,
bakın duâ almaya.
Gariplerin duâsı, mühimdir
elbet daha.
“Günâhlardan sakınmak”,
ama daha mühimdir.
Kim “Günâh”tan korkarsa,
o, hakîkî mü’mindir.
Bir gün hazreti Ömer, ordu
tertîb ederek,
Îrân ordusu ile cihâda
eyledi sevk.
“Sa’d bin Ebî Vakkâs”,
başkumandandı bizzat.
Düşman kuvvetleri de,
güçlü ve çoktu fakat.
Halîfe, şöyle yazdı İbni
Ebî Vakkâs’a:
(Düşmandan korkma yâ
Sa’d, Allahtan kork bilhassa.
Günâh işliyen varsa eğer
ki askerinden,
Onu ordudan at ki, yardım
gelsin Rabbinden.
Hem günâh işlerseniz, sen
ve senin askerin,
O Îrân ordusundan, ne
farkın kalır senin?)
Bir gün de buyurdu ki:
(Hakîkî bir müslümân,
“Allah korkusu” ile
yapamaz günâh, isyân.
Çünkü o, hayâ eder Allahü
teâlâdan.
Kaçınır titizlikle her
günâh ve haramdan.)
|