|
03 - "HARAM"DAN KAÇMANIN
FAZİLETİ
Senâullah
Dehlevî “Rahmetullahi Aleyh”
HARAM, ATEŞ GİBİDİR
Allah adamlarından olan bu
mübârek zât,
Her gün, sevdiklerine
ederdi çok nasîhat.
Dâimâ “Zühd” ve “Takvâ”
üzereydi her hâli.
“Haram” korkusu ile, terk
etti çok helâli.
O bir gün buyurdu ki: (Bir
“Hayâl”dir bu dünyâ.
Yâni bir görüntüdür, yâhut
kısa bir “Rüyâ”.
Cennet nîmetlerinin
dünyâdaki hayâli,
Dînin emirleridir “Namâz,
oruç” misâli.
Kezâ Cehennemin de misâli
var dünyâda.
“İçki” ve “Kumar”
gibi haramlardır bunlar da.
Öyleyse verme fırsat
nefsine bir an bile.
Ve Amel defterini,
kirletme “Günâh” ile.)
Bir gün de, sohbetinde
buyurdu: (Ey insanlar!
Bilin ki her amelden,
âhirette hesap var.
O gün, bütün “Günâh”lar,
olur hep âşikâre.
Mahcûbiyyet çok olur,
bulunamaz bir çâre.
Halbuki o işleri,
lâlettayin bir insan,
Görecek olsa eğer,
mahvolur utancından.
Ve hele sevdikleri, anne,
baba, kardeşi,
Görecek olsa eğer, ne hâl
alır o kişi?
Dünyâ ve âhirette mahcup
olmamak için,
İsyân etmemelidir emrine
Rabbimizin.
Zîrâ buyuruldu ki: “Haram,
ateş gibidir.”
Ve günâh işliyenler,
ateşte yanabilir.
Dünyâda “Haram”ları,
gülerek işliyenler,
Mahşerde, ağlıyarak
cehenneme girerler.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Müslümân, tembel olmaz.
Para kazanır, ama, ona
gönül bağlamaz.
Rızkın onda dokuzu,
ticârettedir, ama,
Yaparken düşmemeli bir “Günâh”
ve “Haram”a.
Bütün ibâdetlerin, onda
dokuzu ise,
“Helâlden yemek”tir
ki, bu lâzım asıl bize.
Gömleğin bir düğmesi “Haram”dan
olsa şâyet,
Kabûl olmaz, onunla
yapılan bir ibâdet.
“Haram” ve “Günâh”lardan
kaçmaya, “Takvâ” denir.
Takvâ, ibâdetlerin en
fazîletlisidir.
“Haram” ve “Günâh”lardan
kaçmadıkça bir mü’min,
Göremez faydasını hiçbir
ibâdetinin.
Yâni ibâdetleri, indallah
kabûl olmaz.
Borcunu ödese de, hiç
sevap kazanamaz.
Temeli, “Takvâ”dır
ki bütün iyiliklerin,
Önce, “Takvâ sâhibi”
olmalıdır her mü’min.
Bu dünyâda, rahata ve
huzûra kavuşmak,
“Takvâya sarılmak”la
müyesser olur ancak.
Ebediyyen Cennete girmek
de âhirette,
Yine bu “Takvâ” ile
mümkün olur elbette.
Nefesler sayılıdır,
tükenir bir gün elbet.
Allahın huzûruna çıkacağız
âkıbet.
|