ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Celâleddîn-i Hindî “Rahmetullahi Aleyh”

 

HIRSIZ YOLU ŞAŞIRDI

 

Namâz kılmak”, en büyük ibâdettir bu dinde.

Ecri dahî en çoktur Hak teâlâ indinde.

 

Kulun, Hak teâlâya en yakın olduğu an,

Yine “Namâz kıldığı” vakitlerdir her zaman.

 

Günâhları örten ve temizliyen de yine,

İhlâs ile kıldığı namâzlardır mü’mine.

 

Namâz”, dînin direği, mü’minin mîrâcıdır.

Namâz”, müslümânlıkla kâfirliği ayırır.

 

Hanım evliyâlardan “Râbia-yı Adviyye”,

Geçirirdi vaktini çoğu kez namâz ile.

 

Kefenini, seccâde olarak kullanırdı.

Her gece, tam “Bin rekât” her gün namâz kılardı.

 

Tekbîri getirip de, namâza durduğunda,

Hiçbir şeyden haberi olmuyordu o anda.

 

Bir gün namâz kılarken, “Kamış” girdi gözüne.

Selâm verene kadar farketmedi hiç yine.

 

Namâzı bitirince, hissetti onu ancak.

Güçlükle çıkardılar bir hayli uğraşarak.

 

Yine böyle bir gece, namâz kıldı evinde.

Sonra uyuyakaldı hasırın üzerinde.

 

O esnâda içeri bir “Hırsız” girdi, ancak,

Aradı, hiçbir nesne bulamadı çalacak.

 

Hazreti Râbia’nın vardı ki bir “Örtü”sü,

Tam çıkacağı zaman, takıldı ona gözü.

 

Bâri boş çıkmıyayım” diyerek aldı onu.

Ve lâkin bulamadı evin çıkış yolunu.

 

Geri dönüp bıraktı o örtüyü yerine.

Tam kapıdan çıkarken, geriye döndü yine.

 

Bıraktığı örtüyü, tekrar eline aldı.

Lâkin yine şaşırıp, kapıyı bulamadı.

 

Dönüp koydu örtüyü, yolu buldu hemence.

Bu hâl, tam yirmi kere vâki oldu o gece.

 

Son defâ o örtüyü eline aldığında,

Gâibten kendisine geldi şöyle bir nidâ:

 

(Ey kişi hiç yorulma, çek örtüden elini!

Zîrâ o, Allahına ısmarladı kendini.

 

Ona az yaklaşmaya, gücü yokken şeytânın,

Senin gücün yeter mi, uğraşma daha sakın.

 

Alamazsın sen onu, kendini yorma fazla.

O uyuyor ise de, uyumaz Rabbi aslâ.)

 

Bunu duyup korktu ve çıktı evin içinden.

Tövbe edip, vazgeçti bu hırsızlık işinden.

 

Rebî bin Heysem” dahî, evliyâdan bir zâttı.

“Bin altın” değerinde var idi cins bir atı.

 

Bir gün namâz kılarken, çalındı o ara at.

Farketti, namâzını bozmadı yine fakat.

 

(Niçin mâni olmadın?) diye sorduklarında,

 Dedi: (Huzûrundaydım Rabbimin ben o anda.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan