ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Atâ bin Meysere “Rahmetullahi Aleyh”

 

NAMÂZI VAKTİNDE KIL!

 

Atâ bin Meysere” ki, kendisi tâbiînden.

O zamânın tanınmış hadîs âlimlerinden.

 

Geceleri uyumaz, hep ibâdet ederdi.

Hâne halkını dahî kaldırıp şöyle derdi:

 

(Kalkın namâz kılın ki, namâzda vardır hayır.

Zîrâ gece namâzı, uykudan hayırlıdır

 

Tatlı uykudan kalkıp, yapılan bu ibâdet,

Cehennem azâbından kolaydır daha elbet.)

 

Bâyezid-i Bistâmî”, dinde günâh ve haram,

Yâni yasak ne varsa, hepsinden kaçardı tam.

 

Ve emirlere dahî ederdi tam riâyet.

Bilhassa “Namâz” için, ederdi fazla gayret.

 

Bir sabah namâzına, bir defâ geç uyandı.

Baktı ki güneş doğmuş, üzülüp içi yandı.

 

Zîrâ sabah namâzı kalmış idi kazâya.

Buna üzüntüsünden başladı ağlamaya.

 

Göz yaşları dökerek inledi üzgün üzgün.

Zîrâ bu, kendisine dert olmuştu büsbütün.

 

O sırada şöyle bir nidâ duydu gâibten:

“Senin bu günâhını mağfiret eyledim ben.

 

Sen, çok pişmân olarak ağlayıp sızlayınca,

Yetmişbin namâz ecri ihsân ettim ayrıca.”

 

Birkaç ay geçmişti ki, bir sabah vakti, yine,

Çok az zaman kalmıştı güneş doğma vaktine.

 

O ara şeytân gelip, onu uyandırarak,

Dedi ki: (Ey Bâyezid, namâzın geçiyor, kalk!)

 

Bâyezid-i Bistâmî, fırladı yatağından.

Namâzı kıldı ama, hayrette kaldı o an.

 

Bir mânâ veremedi, şeytânın bu işine.

Çağırıp suâl etti bu işi kendisine.

 

Buyurdu ki: (Ey mel’un, sen hiç böyle yapmazdın.

Beni uyandırmakta, neydi asıl maksadın?

 

Kazâya kalsın diyeuğraşırken durmadan,

Ne için uyandırdın beni güneş doğmadan?)

 

Dedi ki: (Sen namâza kalkamadın geçen gün.

Bu yüzden çok üzülüp, ağladın üzgün üzgün.

 

Affetti Hak teâlâ günâhını o zaman.

Ve yetmişbin namâzın ecrini etti ihsân.

 

Seni uyandırdım ki, kalkıp namâz kılasın.

Yine öyle çok fazla sevap kazanmıyasın.)

 

Lokmân Hakîm”, oğluna ederdi ki nasîhat:

(Namâzı vaktinde kıl, aksatma sakın evlât.

 

Nasıl ki her binâyı tutan bir direk vardır,

Namâz”ın da dindeki yeri bunun aynıdır.

 

Siz, amellerinizi nûrlandırın namâzla.

Zîrâ namâzdan üstün bir tâat yoktur daha.

 

Beş vakit namâzı”nı edâ eden müslümân,

Kurtulur âhirette Cehennemde yanmaktan.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan