ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Şâh Veliyyullah Dehlevî “Rahmetullahi Aleyh”

 

NAMÂZ, BİRİNCİ VAZÎFE

 

Bir gün buyurdular ki o Server, eshâbına:

Eskiden birkaç kişi, gittiler kabristana.

 

Dediler ki: (Bir duâ edelim Rabbimize.

Ölülerden birini, diriltsin şimdi bize.

 

Ölüm ve âhiretten haber versin azıcık.

Ona göre dünyâda yapalım bir hazırlık.)

 

Evvelâ abdest alıp, kıldılar hepsi namâz.

Sonra da el kaldırıp, ettiler duâ, niyâz.

 

Hak teâlâ izniyle, bu duâ akabinde,

Bir mevtâ dirilerek, kalkıverdi kabrinde.

 

Ve hemen dile gelip, dedi ki: (Ey insanlar!

Gafletle yaşamayın, âhiret var, hesap var.

 

Yatarım şu mezarda doksan küsür senedir.

Mevtin o sarsıntısı, hâlâ üzerimdedir.

 

Siz ölümü tatmadan, kulluk edin Allaha.

Ve mutlak devam edin, her gün “Namâz kılmaya”.)

 

Tâbiîn-i izâmdan “Müslim bin Yesâr” vardı.

Büyük bir âlim olup, çok ibâdet yapardı.

 

Namâz”ı, öyle güzel kılardı ki her zaman,

Hemen hayrân kalırdı, onu gören her insan.

 

Namâz dışında dahî, namâzdaymış gibi hem,

Sakınırdı lüzumsuz söz ve hareketlerden.

 

Kendini Hakk’a verir, olurdu hareketsiz.

Etrâfta olanlardan, bulunurdu habersiz.

 

Basra’da bir câmide, bir gün namâz kılarken,

Bir zelzele oldu ve kubbe çöktü âniden.

 

Câmide bulunanlar, hep kaçtılar dışarı.

Müslim bin Yesâr” ise duymadı olanları.

 

Cemâat, kendisini kurtarmaya geldiler.

Onu, sağ ve sıhhatte, “Namâz kılar” gördüler.

 

Namâzını bitirip, sonra selâm verince,

“Geçmiş olsun” dediler kendisine hemence.

 

Sordu “Ne oldu?” diye onlara o da hemen.

Dediler: (Görmedin mi, kubbe çöktü âniden.)

 

Buyurdu ki: (Ne zaman oldu bu dediğiniz?

Ben hiçbir şey duymadım, siz neler söylersiniz?)

 

Bir velî, bir sohbette buyurdu: (Kardeşlerim,

Beş vakit namâz”ına, çok düşkündü pederim.

 

Bana vasiyyetinde dedi ki: “Ölüm hâriç,

Beş vakit namâzını edâ et, bırakma hiç.

 

Eğer buna uymazsan, hakkımı etmem helâl.

Mahşerde, yakandadır ellerim behemehâl.”

 

Vefât ettikten sonra, bir gün rûhu gelerek,

Dedi ki: “Ey evlâdım, ben senden râzıyım pek.”

 

Çünkü ben, tuttum onun bu son nasîhatini.

Çok şükür geçirmedim bir tek namâz vaktini.

 

Birinci vazîfedir insana zîrâ “Namâz”.

Namâz kılınmadıkça, müslümânlık olamaz.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan