ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Şâh Veliyyullah Dehlevî “Rahmetullahi Aleyh”

 

NAMÂZ GELİR İMDÂDA

 

Bu zâta sordular ki bir zaman şu suâli:

(İnsan kabre girince, nasıl olur ahvâli?)

 

Buyurdu: Kardeşlerim, bir kimse etse vefât,

Başlar o kimse için değişik, başka hayat.

 

Defin bitip, cemâat dağılırken yanından,

 O, ayak seslerini işitir mezarından.

 

O mevtâ yalnız kalır artık o mezarında.

Amelleri”nden başka kimse olmaz yanında.

 

İnsanlar ayrılınca, seslenir ona mezar.

Der ki: (Ey Âdemoğlu, kıldın mı bende karar?

 

Bilir miydin buranın nasıl yer olduğunu?

Yoksa hissetmedin mi öğrenmek lüzûmunu?

 

Görürsün ki burası, hem “Dar”dır, hem “Karanlık”.

Bulunmaz hem bu yerde ne “Yatak”, ne de “Yastık”.

 

Dün, üstümde gezerdin, pek gururlu olarak.

Kabir nasıl bir yerdir, etmedin mi hiç merak?

 

Benim içim doludur, “Böcek” ve “Akrep” ile.

Hazırlıksız geldiysen, şimdi her şey nâfile.

 

Üstümde, günâhları eyledinse irtikâb,

Şimdi benim içimde, revâdır sana azâb.

 

Hem de hiç hazırlıksız geldinse bu mezara,

Kurtarmaz bu azâbtan seni ne “Mal”, ne “Para”.)

 

Eğer o ölen kişi “Sâlih” bir kimse ise,

Gâibten başka bir ses, cevap verir o sese.

 

Der ki: (Ne söylüyorsun bu mü’mine ey kabir!

Bu, öyle bir kimse ki, eyleme onu tahkîr.

 

O, Rabbine inanıp, gece gün etti tâat.

Hep islâma muvâfık dünyâda sürdü hayat.

 

Beş vakit namâz”ını kıldı hem de ihlâsla.

Özürsüz tek namâzı, geçirmedi o aslâ.

 

Emr-i mâruf” yaparak, hizmet etti bu dîne.

En ufak bir sıkıntı gösterme bu mü’mine.)

 

Bu sesin arkasından, genişler kabri hemen.

Cennet yaygılarıyla tefrîş olur tamâmen.

 

Daha sonra yanına, biri gelir pek güzel.

Çok nûrlu ve sevimli, her bakımdan mükemmel.

 

Der ki: (Sen kimsin acep, ne güzelsin ve şirin.

Bu tenhâ yerde gelip, beni sevindirirsin.)

 

O der ki: (Amellerin, sâlih idi dünyâda.

Beni, o amellerden halk etti Hak teâlâ.)

 

O ameller, dört yandan kuşatırlar o zâtı.

Ondan ırak ederler, gelecek mazarrâtı.

 

Azâb melâikesi gelirlerse faraza,

Namâz” karşı koyarak, eder tam muhâfaza.

 

Sonra, başka cihetten yaklaşırlarsa eğer,

Oruc”u karşı çıkıp, mâni olur bu sefer.

 

Onlar bunu görünce, giderler dönüp derhal.

Ve derler ki: (Ne güzel, mübârek olsun bu hâl.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan