ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Muhammed Bâkî Billah “Rahmetullahi Aleyh”

 

EN BÜYÜK İBÂDET

 

Bu zât buyuruyor ki: (Çok şükür Rabbimize.

Çok maddî ve mânevî nîmetler verdi bize.

 

Bir keşmekeş içinde inlerken bütün âlem,

Bizler, rahat ve huzur içindeyiz tamâmen.

 

Çünkü îmân, ibâdet, huzûrun kaynağıdır.

En büyük ibâdet de, elbet “Namâz kılmak”tır.

 

Çünkü “Namâz”, Allahı hâtırlatıyor bize.

Günde, en az beş kere geliyor kalbimize.

 

Onu hâtırlamak da “Zikir” ve “İbâdet”tir.

Namâz kılan, Allahı zikrediyor demektir.

 

Hattâ beş defâ değil, anılır daha fazla.

Zîrâ her şey zikirdir, ilgiliyse “Namâz”la.

 

“Ezân kaçta oluyor?”, “Vakite ne kadar var?”

“Kalkıp abdest alayım” şeklinde konuşmalar,

 

Namâz”la alâkalı olduğundan dolayı, 

Hâtırlatır bizlere Allahü teâlâyı.

 

Çünkü zikir, Allahı kalben hâtırlamaktır.

Bu da, “Namâz kılmak”la müyesser olmaktadır.

 

Kim “Beş vakit namâz”ı, her gün edâ ederse,

Ve bir vakti kılınca, ötekini beklerse,

 

Yâni hep düşünürse her kim “Namâz kılma”yı,

O, zikretmiş sayılır her an Hak teâlâyı.

 

Kalp hastalıklarının ilâcı, bu zikirdir.

Allahı hâtırlamak, kalbin temizliğidir.

 

Kimin kalbi, allahı zikrederse eğer ki,

Yerleşir o kalplere Allahın muhabbeti.

 

İşte “Namâz kılmak”la bu zikir hâsıl olur.

Allahın sevgisi de, bu kalplerde bulunur.

 

Muhabbet-i ilâhî, bir kalbe girse eğer,

Bu dünyânınsevgisi, o kalpten çıkar, gider.

 

İşte bu yüzdendir ki, en kıymetli ibâdet,

İhlâs ile beş vakit “Namâz kılmak”tır elbet.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (“Namâz” büyük ibâdet.

Namâz’la hâsıl olur Rabbe sevgi, muhabbet.

 

Nefis de güçsüz kalır kılındıkça her namâz.

Git gide zayıflayıp, insanı aldatamaz.

 

Sevdiği içindir ki Allah müslümânları,

Hep mükellef kılmıştır “Namâz” ile onları.

 

Bir lütf-i ilâhî ki “Namâz” bize aslında,

Nefis kahrolmaktadır namâz kılındığında.

 

Bir de, yapıldığında bir amel ve ibâdet,

Emredildiği gibi yapmalı onu elbet.

 

Meselâ bir namâzın sahîh olması için,

Abdestin, doğru sahîh olması lâzım ilkin.

 

Doğru dürüst bir abdest alınmamışsa eğer,

Buna bağlı olarak, namâz da olur heder.

 

Şartlarına uyarak, emredildiği gibi,

Yapılan bir ibâdet, sahîh olur tabii.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan