ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Mazhar-ı Cân-ı Cânân “Rahmetullahi Aleyh”

 

CENNETE GİDEN YOL

 

Allah adamlarından, âlim ve velî bir zât.

Tesirli sözleriyle ederdi çok nasîhat.

 

Bir gün de buyurdu ki (“Namâz”, gâyet mühimdir.

Onu kılmak, Allahın biz kullara emridir.

 

Allah, namâz kılana verir çok ecir, sevap.

Kılmıyanlara ise, yapar çok acı azâb.

 

Bir evlât, babasına isyân ederse eğer,

Babası, o evlâda ne kadar öfke eder.

 

Der ki: “Bunca hizmetler eyledim de ben sana,

Sen, nasıl bana karşı kalkışırsın isyâna?”

 

Halbuki ikisi de, birer kuldur nihâyet.

Yalnız baba, oğluna yapmıştır biraz hizmet.

 

Allah ise, yerde ve gökte ne yarattıysa,

Hepsini, bizim için yaratmıştır bilhassa.

 

Bu gözle gördüğümüz ve göremediğimiz,

Her ne ki halk ettiyse kâinâtta Rabbimiz,

 

Meselâ “Ay” ve “Güneş”, ve sayısız “Yıldızlar”,

Hepsinin, muhakkak ki insana faydası var.

 

Denizlerin dibinde yaşıyan canlıların,

Yaratılması bile, faydasına insanın.

 

Ya doğrudan doğruya, ya dolaylı olarak,

Herbirinin, insana faydası var muhakkak.

 

Allahın kudretiyle çalışıyor kalbimiz.

Her uzvu çalıştıran, yine yüce Rabbimiz.

 

Şu mâlik olduğumuz her şey, Onun nîmeti.

Kendi de bildiriyor bize bu hakîkati.

 

Kur’ân-ı kerîminde buyuruyor ki zîrâ:

“Ben, o kadar nîmetler verdim ki insanlara,

 

Yazmak için, ormanlar, eğer kalem olsa hep,

Ve bilcümle deryâlar, olsalar da mürekkep,

 

Benim nîmetlerimi hiç durmadan yazsalar,

Nîmetlerim bitmeden, tükenir o deryâlar.

 

Bir daha getirseler, o dahî hemen biter.

Tükenmez yine benim verdiğim o nîmetler.”

 

Böyle yüce bir Allah, “Namâz”ı emrediyor.

Kul ise karşı gelip, “Kılmıyacağım!” diyor. 

 

Müezzin, sesleniyor beş kez “Hayyâlessalâh!”

Namâza çağırıyor kulları yâni Allah.

 

Buna rağmen, özürsüz kim kılmazsa namâzı,

“Kılmıyorum!” demektir bunun açık mânâsı.

 

“Hayyâlelfelâh!” diye sesleniyor bir daha.

Yâni Allah, bizleri çağırıyor felâha.

 

Kim gitmezse Allahın bu namâz dâvetine,

Açıkça “Gelmiyorum!” demektir bu da yine.

 

Bu, Rabbe isyândır ki, ne fenâdır ve çirkin.

Bundan büyük küstâhlık olur mu bir kul için?

 

Halbuki Cennet için “Köprü”dür her ibâdet.

Yâni Cennete giden bir yoldur islâmiyyet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan