ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî “Rahmetullahi Aleyh”

 

EN BÜYÜK HIRSIZ

 

Öyle tesirliydi ki bu “Velî”nin sohbeti,

Onu dinliyen herkes, bulurdu hidâyeti.

 

Dediler: (Evlâdına karşı bir anne baba,

Ne gibi sorumluluk altındadır acabâ?)

 

Buyurdu ki: (Çocuklar, onlara emânettir.

Allahın bahşettiği, çok büyük bir nîmettir.

 

Temiz toprak” gibidir kalpleri çocukların.

Ne tohum ekilirse, o mahsul çıkar yarın.

 

Nedir helâl ve haram, nedir sünnet, nedir farz?

En mühim vazîfemiz, her gün “beş vakit Namâz”.

 

Bunlar öğretilir ve yaptırılırsa eğer,

Dünyâ ve âhirette seâdete ererler.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Birinci nasîhatim,

“Beş vakit farz namâz”ı kılınız her gün derim.

 

Yâni bir müslümânın en birinci görevi,

Namâz kılması”dır ki, budur işin temeli.

 

Hem de namâz kılarken, farzına, sünnetine,

Riâyet etmeli ki, kavuşulsun ecrine.

 

Bu gün, namâz kılanlar fazla da olsa gâyet,

Pek tâdil-i erkâna etmiyorlar riâyet.

 

Halbuki Resûlullah, şöyle buyurmaktadır:

Hırsızların büyüğü, namâzından çalandır”.

 

Eshap bunu duyunca, sordular ki o zaman:

 “Nasıl çalabilir ki bir kimse namâzından?”

 

Buyurdu: “Erkânına etmezse kim riâyet,

O kimse, namâzından çalmış olur nihâyet”.

 

Bir gün de buyurdu ki: “Her kim, namâz kılarken,

Rükûda, secdede ve kalkınca bu yerlerden,

 

Belini yerleştirip, durmazsa eğer biraz,

Hak teâlâ indinde, kabûl olmaz o namâz”.

 

Bir gün, namâz kılarken, gördü bir müslümânı.

Ki, tamam yapmıyordu o, tâdil-i erkânı.

 

Rükûdan doğrulunca, dikilip durmuyordu.

Secdeler arasında, biraz oturmuyordu.

 

Buyurdu: “Böyle namâz kılarsan, öldüğünde,

Ümmetimden demezler sana mahşer gününde.”

 

Namâz, düzgün ve doğru kılınır ise eğer,

O namâz, sâhibine şöylece duâ eder:

 

“Nasıl ki kusurlardan korudunsa sen beni,

Allah da, her kusurdan korusun öyle seni”.

 

İbâdetler içinde, en üstünü “Namâz”dır.

Namâz, dînin direği, mü’minin mîrâcıdır.

 

O halde, tam kılmalı müslümân, namâzını.

Getirmeli yerine, âdâb ve erkânını.

 

Yâni farzı, vâcibi, hattâ sünnet ve edeb,

Lâyık olduğu gibi, hepsini yapmalı hep.

 

Tâdil-i erkânına tam dikkat etmelidir.

Zîrâ bunu yapanlar, kazanır büyük ecir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan