|
02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ
Kutbüddîn Bahtiyâr Kâkî
“Rahmetullahi Aleyh”
EN
BÜYÜK HIRSIZ
Öyle tesirliydi ki bu “Velî”nin
sohbeti,
Onu dinliyen herkes,
bulurdu hidâyeti.
Dediler: (Evlâdına
karşı bir anne baba,
Ne gibi sorumluluk
altındadır acabâ?)
Buyurdu ki: (Çocuklar,
onlara emânettir.
Allahın bahşettiği, çok
büyük bir nîmettir.
“Temiz toprak”
gibidir kalpleri
çocukların.
Ne tohum ekilirse, o
mahsul çıkar yarın.
Nedir helâl ve haram,
nedir sünnet, nedir
farz?
En mühim vazîfemiz, her
gün “beş vakit
Namâz”.
Bunlar öğretilir ve
yaptırılırsa eğer,
Dünyâ ve âhirette
seâdete ererler.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Birinci nasîhatim,
“Beş vakit farz namâz”ı
kılınız her gün derim.
Yâni bir müslümânın en
birinci görevi,
“Namâz kılması”dır
ki, budur işin temeli.
Hem de namâz kılarken,
farzına, sünnetine,
Riâyet etmeli ki,
kavuşulsun ecrine.
Bu gün, namâz kılanlar
fazla da olsa gâyet,
Pek tâdil-i erkâna
etmiyorlar riâyet.
Halbuki Resûlullah,
şöyle buyurmaktadır:
“Hırsızların büyüğü,
namâzından çalandır”.
Eshap bunu duyunca,
sordular ki o zaman:
“Nasıl
çalabilir ki bir kimse
namâzından?”
Buyurdu: “Erkânına
etmezse kim riâyet,
O kimse, namâzından
çalmış olur nihâyet”.
Bir gün de buyurdu ki:
“Her kim, namâz
kılarken,
Rükûda, secdede ve
kalkınca bu yerlerden,
Belini yerleştirip,
durmazsa eğer biraz,
Hak teâlâ indinde, kabûl
olmaz o namâz”.
Bir gün, namâz kılarken,
gördü bir müslümânı.
Ki, tamam yapmıyordu o,
tâdil-i erkânı.
Rükûdan doğrulunca,
dikilip durmuyordu.
Secdeler arasında, biraz
oturmuyordu.
Buyurdu: “Böyle namâz
kılarsan, öldüğünde,
Ümmetimden demezler sana
mahşer gününde.”
Namâz, düzgün ve doğru
kılınır ise eğer,
O namâz, sâhibine
şöylece duâ eder:
“Nasıl ki kusurlardan
korudunsa sen beni,
Allah da, her kusurdan
korusun öyle seni”.
İbâdetler içinde, en
üstünü “Namâz”dır.
Namâz, dînin direği,
mü’minin mîrâcıdır.
O halde, tam kılmalı
müslümân, namâzını.
Getirmeli yerine, âdâb
ve erkânını.
Yâni farzı, vâcibi,
hattâ sünnet ve edeb,
Lâyık olduğu gibi,
hepsini yapmalı hep.
Tâdil-i erkânına tam
dikkat etmelidir.
Zîrâ bunu yapanlar,
kazanır büyük ecir.) |