ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ

Ahmet Mekkî Efendi “Rahmetullahi Aleyh”

 

NAMÂZ ADLI KAPIDAN

 

Âişe vâlidemiz buyurur ki şöylece:

(Yumuşak yatak serdik o Resûle bir gece.

 

Sabahleyin uyanıp, kalkınca Efendimiz,

Buyurdu: "Bu yatağı bir daha sermeyiniz.

 

Zîrâ bunun yüzünden, gece uyanamadım.

Teheccüd namâzını kılmaktan mahrum kaldım.")

 

Peygamber Efendimiz, çok ibâdet yapardı.

Farzların hâricinde, çok da namâz kılardı.

 

Mübârek ayakları şişene kadar hattâ,

Kıyâmda, namâz için duruyordu ayakta.

 

Dediler: (Hak teâlâ, senin, gelmiş, gelecek,

Bütün kusurlarını affetti, bu bir gerçek.

 

O halde niçin böyle yaparsın çok ibâdet?

Ve ne için kendine edersin böyle zahmet?)

 

Peygamber Efendimiz buyurdu ki cevâben:

(Rabbime şükredici kul olmıyayım mı ben?)

 

Âişe vâlidemiz buyurdu ki: (O Server,

Kalkıp namâz kılmaya başlayınca her sefer,

 

Onun mübârek göğsü, hemen hırıldıyordu.

Su fokurduyor gibi sesler duyuluyordu.)

 

Sahâbeden biri de anlatıyor ki yine:

Bir gün, bir âmâ geldi o Server’in evine.

 

Dedi: (Yâ resûlallah, bana bir duâ edin.

Şu âmâ gözlerimi açsın Rabbil âlemîn.)

 

Şöyle buyurdular ki ona Fahr-i kâinât:

(Sen şimdi abdest alıp, namâz kıl iki rekât.

 

Sonra de ki: “Yâ Rabbî, sevgili Habîbinin,

Hürmetine, gözünü açıver bu garibin”)

 

O, böyle duâ etti o Resûlün yanında.

Açılıp, görüverdi iki gözü ânında.

 

Yine Resûl-i ekrem şöyle buyurmuşlardır:

(Sekiz adet Cennette, bir çok kapılar vardır.

 

Beş vakit namâzını, titizlikle kılanlar,

Namâz” adlı kapıdan Cennete çağrılırlar.

 

Her kim de, cihâd için etmişse fazla gayret,

Cihâd” adlı kapıdan olunur o da dâvet.

 

Oruç” ve “Sadaka”ya ehemmiyyet verenler,

Bu adlı kapılardan dâvet edilecekler.)

 

Resûl, bu hadîsini buyurduğu saatte,

"Hazreti Sıddîk" dahî var idi cemâatte.

 

Şöyle arz eyledi ki müsâde istiyerek:

(Kapıların birinden çağrılmak zor değil pek.

 

Acabâ bir müslümân var mıdır ki dünyâda,

Kapıların hepsinden çağrılsın aynı anda.)

 

Buyurdular ki: (Evet, vardır öyle kimseler.

Onları, her kapıdan dâvet eder melekler.

 

Ümîd ediyorum ki, sen, o kimselerdensin.

Her kapıdan çağrılıp, Cennetlere girersin.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan