|
02 - NAMÂZIN EHEMMİYETİ
Ahmet Mekkî Efendi
“Rahmetullahi Aleyh”
ELLİ VAKİT NAMÂZ
Resûlullah, mîrâc’ta,
Cehennemi görünce,
(Burası kimler için?)
diye sordu hemence.
Cibrîl, (Ümmetin için)
dedi Resûlullaha.
Bunu ondan duyunca,
başladı ağlamaya.
Gökteki melekler de,
ağladılar hep o an.
Ve bir hitâb erişti, Hak
teâlâ katından:
(Ey sevgili habîbim,
indimde, bil ki senin,
Pek büyük ve âlîdir
izzetin ve şerefin.
Hâtırını hoş tut ki,
duân kabûl olunur.
Her ne ki niyâz etsen,
katımda makbûl olur.
“Şefâat makâmı”nı
veririm ki ben sana,
Senden başka kavuşan
olmadı bu ihsâna.
Ey habîbim, her kim ki
emrine mutî olur,
Azâbtan emîn olup,
rahmetime kavuşur.
Sana ve ümmetine, gece
gündüz, her dâim,
“Elli vakit namâz”ı
farz kıldım ey Habîbim!)
Resûlullah buyurdu: Bu
makâmdan sonra ben,
Ayrılarak, “hazreti
Mûsâ”ya vardım hemen.
Sordu ki: (Hak teâlâ,
sana ve ümmetine,
Ne gibi bir tâati farz
kıldı her bir güne?)
Dedim ki: (Her gün için,
bir ibâdet olarak,
Elli vakit namâzı farz
kıldı cenâbı Hak.)
Dedi ki: (Yâ
Muhammed, geriye dön de
yine,
Hafifletmesi için, niyâz
eyle Rabbine.
Çünkü çok fazla gelir
elli vakit ibâdet.
Onlar bunu yapmakta,
zorlanırlar begâyet.)
Avdet edip, Rabbime
ettim ki şöyle niyâz:
(Yâ Rabbî, ümmetime
hafiflet bunu biraz.)
Beş vakit tenzîl etti
Rabbim bu ibâdetten.
Dönüp, “Mûsâ Nebî”ye
söyledim bunu hemen.
Dedi ki: (Yâ
Muhammed, tekrar dön de
Allaha,
Niyâz et, bunu dahî
hafifletsin az daha.
Zîrâ senin ümmetin
yapamaz bunca amel.
Ben, benî İsrâili
denedim daha evvel.)
O böyle söyleyince,
döndüm yine geriye.
Arz eyledim: “Bunu
da, biraz hafiflet”
diye.
Hafifletti Rabbimiz beş
vakit daha namâz.
Gelip “Mûsâ Nebî”ye
eyledim bunu da arz.
Rabbimle Mûsâ Nebî
arasında, böylece,
Bu tahfif husûsunda
gidip geldim bir nice.
Nihâyet Hak teâlâ
buyurdu: (Ey habîbim!
Elli vakit namâzı, “Beş
vakit”e indirdim.
Lâkin her namâz için,
“On namâz” ecri vardır.
Kılanlar, “Elli vakit”
namâz ecri kazanır.)
Dönüp, “Mûsâ Nebî”ye
söyledim bunu böyle.
Dedi: (Dön, biraz daha
kolaylık talep eyle.)
Dedim ki: (Bu
hususta, çok talepte
bulundum.
Bunun için, Rabbimden
artık utanıyorum.) |