|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Muhammed Hâdimî
"rahmetullahi aleyh"
KÜFR-İ HÜKMÎ-9-
Müslümân olmıyana,
saygıyla selâm vermek,
Küfrü mûcip olur ki,
bundan sakınmalı pek.
Ve bir gayri müslime,
saygı ifâde eden,
Söz, meselâ (Üstâdım!)
demek de, yine aynen,
Îtikad yönü ile, gâyet
tehlikelidir.
Zîrâ böyle yapanlar,
îmânını yitirir.
Başkasının küfrüne, kim
râzı olur ise,
Mâzallah îmânını zâyi
eder o kimse.
“Kur'ân” kaydı bulunan
bantlar ile plâklar,
“Mushaf-ı şerîf”
gibi, hürmete
lâyıktırlar.
Bunlara saygısızlık,
aslâ câiz değildir.
Zîrâ bu, o kimsenin
îmânını giderir.
Cinnîler’le tanışan
falcı, büyücülere,
Yıldıznâme’ye bakıp,
söyliyen kimselere,
Gidip, bu kişilerin her
sözüne inanmak,
Bâzan doğru çıksa da,
küfür olur muhakkak.
Zîrâ Hak teâlâdan
başkası gaybı bilmez.
Ve her şeyi yapmaya,
insanın gücü yetmez.
Yalnız Hak teâlâdır, her
şeyi bilen, yapan.
Mâzallah küfre düşer,
başka türlü inanan.
Resûl’ün sünnetini, kim
ki hafif görerek,
Yâni hiç ehemmiyet ve
kıymet vermiyerek,
Terk ederse, bu hâli,
mâzallah çok kötüdür.
Bu hâl, o kimselerin
îmânını götürür.
“Zünnâr” denen
bir papaz kuşağını
bağlamak,
Putlara, heykellere
tâzim etmek ve tapmak,
Ve islâmı anlatan
kitaplardan birini,
Aşağı, hakîr görmek, hem
din âlimlerini,
Bunlar da, mü'min için
gâyet tehlikelidir.
Zîrâ o kimselere, îmânı
kaybettirir.
(Bir sâhir, sihir ile
istediğini yapar.)
Diye kim inanırsa,
mâzallah küfre kayar.
Birine, (Kâfir!)
diye seslense biri eğer,
Bunu, hemen ânında
reddetmek îcâb eder.
Şâyet (Efendim!)
gibi, kabûl mânâsı olan,
Bir cevap verir ise,
îmânı gider o an.
Ve kesin “Haram”
olan bir mal ile, bir
kimse,
Câmi veyâ başka bir
hayır yaptırır ise,
Ve bunlara karşılık,
sevap beklerse eğer,
Mâzallah küfre girip,
îmânını kaybeder.
Biri de “Haram mal”dan,
yine sadaka verse,
Ve bundan, kendisine
sevap, ecir beklese,
Fakir de, onun haram
olduğunu bilerek,
Duâ etse hem “Allah
râzı olsun” diyerek,
Veren de, o duâya “Âmîn”
der ise eğer,
Hem veren, hem de alan,
mâzallah küfre girer.
Çünkü bu, “İslâm”
ile istihzâ eylemektir.
İslâmın her hükmüne,
tâzim etmek gerektir. |