|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Muhammed Hâdimî
"rahmetullahi aleyh"
KÜFR-İ HÜKMÎ-3-
"Küfr-i hükmî"
odur ki, kalpte îmân var
iken,
Onu zâyi etmektir bir “Söz”
ve “İş” yüzünden.
Buna misâl olarak,
farazâ bir müslümân,
Bir mü'min kardeşini,
gıybet ettiği zaman,
Duyanlar, o kimseye,
(Gıybet etme!) deseler,
O ise, (Yaptığımda ne
var ki?) derse eğer,
(Ben gıybet etmedim ki,
yalnız onda var olan,
Şeyi söyledim)
derse, îmânı gider o an.
Çünkü o, bu sözüyle, bu
“Gıybet günâhı”nı,
Hafife almıştır ki,
kaybeder îmânını.
Bir kız, nikâh edilse
çocukluk günlerinde.
Yıllar sonra, nihâyet
bülûğa erdiğinde,
“Îmân”dan ve “İslâm”dan
olur ise bîhaber,
Yâni sorulduğunda,
anlatamazsa eğer,
O anda “Mürted”
olur ve boş olur
zevcinden.
Erkek dahî böyledir,
îmânı gider hemen.
Bir kimse, bir mü'mini,
hiç sebepsiz öldürse.
Yâhut öldürsün diye,
birine emir verse,
Biri de, (İyi yaptın)
der ise ona eğer,
Böyle söyliyen kimse, o
anda küfre girer.
Katli vâcip olmıyan
kimse için, bir insan,
(Öldürülmesi lâzım)
der ise, gider îmân.
Bir zâlim, haksız yere
bir kimseyi döverse,
Veyâhut haksız yere,
birini öldürürse,
Biri de, (İyi yaptın,
o bunu etmişti hak.)
Derse, küfr-i hükmîyle
kâfir olur o mutlak.
Bir kimse, diğerine, (Biliyor
ki Allah da,
Seni çok seviyorum
çocuğumdan da hattâ.)
Demiş olsa ve lâkin bu
sözü olsa yalan.
Küfr olup, o kimsenin
îmânı gider o an.
Vazîfe olduğuna, kalben
inanmıyarak,
Yâni hafife alıp, “Namâz”ları
kılmamak,
Yine “Oruç”
tutmayıp, vermemek “Zekât”ını,
Küfr olup, o kimsenin
giderir îmânını.
Allah'ın rahmetinden,
kim ümit kesse eğer,
Bu hâli küfür olup,
îmânını kaybeder.
Leş, domuz, şarap gibi,
kendisi haram olan,
Şeye “Helâl”
diyenin, îmânı gider o
an.
Kim ki, kesin olarak
bildirilen bir “Haram”,
Hakkında “Helâl”
derse, küfre düşer o
adam.
“Fıkıh kitapları”yla,
yine “Câmi” ve “Ezân”,
Bunlara, kıymet verir
islâmiyyet her zaman.
Kim bu azîz şeyleri,
aşağılarsa eğer,
Mâzallah küfre girip,
îmânını kaybeder.
Biri, bildiği halde, “Kıble”den
başka yöne,
Doğru namâz kılarsa,
küfürdür bu da yine. |