|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Muhammed Hâdimî
"rahmetullahi aleyh"
KÜFR-İ HÜKMÎ- 2 -
Kalbinde tasdîk olup,
inansa da bir insan,
“Îmân”ını, bir
anda kaybedebilir bâzan.
İnsan, bir kelimeyle
nasıl ki “Mü'min”
olur,
Bir kelime ile de, o “Îmân”ı
kaybolur.
Dînin kıymet verdiği
şeyleri tahkîr etmek,
Tahkîr ettiğini de,
beğenip kıymet vermek,
“Küfr-i hükmî”
olur ki, gâyet
tehlikelidir.
Yâni hükmen o kişi,
îmânını yitirir.
Meselâ bir hadîs-i
şerîfinde o Server,
(Kabrim ile minberim
arasında olan yer,
Cennetten bir bahçedir)
diye buyurmaktadır.
Bu hadîse, her mü'min
elbet inanmaktadır.
Ve lâkin biri eğer, bunu
duyduğu anda,
(Ben, hiç Cennet bahçesi
görmüyorum burada.
Görünen, bir minberle,
bir hasır, bir de
kabir.)
Der ise, küfür olup, o
anda olur kâfir.
(Bana yaptığın gibi,
Allah da sana aynen,
Zulm ediyor)
diyenin, îmânı gider
hemen.
Ve, (İmâm-ı âzamın
kıyâsı hak değildir.)
Demek dahî, insanın
îmânını giderir.
Biri, kâfir olmaya
mâzallah etse niyet,
Niyet ettiği anda “kâfir”
olur o elbet.
Bunu, başkası için arzu
ederse eğer,
“Küfrü beğendiğinden”
isterse, küfre girer.
Küfre sebep olacak
kelimeleri, insan,
Bile bile söylerse, “îmân”ı
gider o an.
Bilmiyerek söylemek,
yine tehlikelidir.
Şaşırarak söylerse, o,
küfürden berîdir.
“Küfr”e sebep olacak bir
işi de, kim eğer,
Bile bile yaparsa, o
dahî “küfr”e
girer.
Bilmiyerek yapınca, çoğu
âlime göre,
Çok tehlikeli olup, o
dahî girer “küfr”e.
Beline, "Zünnâr"
denen bir papaz
kuşağını,
Bağlamak da küfr olup,
zâyi eder “îmân”ı.
Küfre mahsus bir şeyi,
hiç mâzeret olmadan,
Giyen müslümânın da, “îmân”ı
gider o an.
Başkasını güldürmek,
latîfe, şaka, mîzâh,
Diyerek kullanan da, “kâfir”
olur mâzallah.
Ve yine kâfirlere âit
bayram günleri,
Özellikle o güne mahsus
olan şeyleri,
Onlar gibi kullanıp,
bunları bir kâfire,
Hediye etmek dahî,
sebeptir yine “küfr”e.
Akıllı ve bilgili
olduğunu göstermek,
Ve yanındakileri
sevindirmek, güldürmek,
Veyâhut da hayrete
düşürmek gâyesiyle,
Veyâ istihzâ için
söylenen sözler ile,
Öfke, gadap, kızgınlık
ve hırs ile söylenen,
Sözlerde de, korkulur
yine “Küfr-i hükmî”den.
|