|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Muhammed Hâdimî "rahmetullahi
aleyh"
KÜFRÜN ÇEŞİTLERİ
Bir insan, ya “Bilmeden”
girer küfür içine,
Mâruz kalır böylece
Cehennem ateşine.
Veyâhut “Bile bile”
bâzısı küfre girer.
Yâni inâd ederek, islâmı
inkâr eder.
“Küfr-i inâdî”
denir bunun için bu
küfr’e.
Buna sebep olarak, “Kibir”
gelir ilk kere.
Yâhut mevkî sâhibi
olmayı çok sevmektir.
Bir de ayıplanmaktan
korkmak ve çekinmektir.
“Fir'avn” ve
avenesi, gâyet
kibirliydiler.
Hattâ kibir yüzünden,
îmân edemediler.
“Mûsâ aleyhisselâm”,
gösterdi çok mûcize.
Ama kibirlerinden,
inanmadı hiç kimse.
"Bizim gibi insana,
inanmayız!" dediler.
Kibir ve inâd edip,
îmâna gelmediler.
Halbuki “Fir'avun”
da insandı onlar gibi.
Ona, “İlâh” diyerek,
tapındılar her biri.
Yine “Herakliyus”
da, mahrum kaldı
îmândan.
Ayrılmak istemedi çünkü
saltanatından.
Nitekim okuyunca
Resûl’ün mektûbunu,
Anladı, Onun hak bir “Peygamber”
olduğunu.
Lâkin “Îmân edersem,
tahtım gider”
diyerek,
Tercîh etti dünyâyı,
âhirete, bilerek.
Mahrum olmamak için,
dünyâ saltanatından,
“Îmân”dan mahrum
olup, sonunda oldu
hüsrân.
Küfr’ün üçüncü nev'i, “Küfr-i
hükmî”dir ki hem,
Sebeplerini bilmek, çok
lâzımdır ve elzem.
Bu, öbürlerinden de daha
tehlikelidir.
Çünkü bir kelimeyle,
hemen küfre girilir.
Yâni islâmiyyetin, “Küfr”
saydığı sözleri,
Söyliyen, yâhut yapan
“Küfr” dediği işleri,
Kalbinde tasdîk olup, “Mü'minim”
dese bile,
Küfr’e düşer mâzallah o
iş ve sözleriyle.
Dînin “Tâzim”
ettiği bir şeyi, “Tahkîr”
etmek,
Yâni kıymet verdiği bir
şeyi kötülemek,
Yâhut “Tahkîr” ettiği
şeyi “Tâzim”
etmektir.
Bu, “Küfr-i hükmî”
olup, îmânı
kaybetmektir.
Allahü teâlânın şânına
yakışmıyan,
Bir şeyi söyliyenin,
îmânı gider o an.
O kimse, namâz kılsa,
yapsa her ibâdeti,
Hak teâlâ indinde, olmaz
artık kıymeti.
Çünkü o, “Îmân”ını
kaybetmiştir bir kere.
Aslâ sevap verilmez,
îmânsız kimselere.
Ama o, kendisini “Müslümân”
sanmaktadır.
Beş vakit namâzını
muntazam kılmaktadır.
Hattâ geceleri de,
kalkıp etse ibâdet,
Ağlayıp, gözlerinden yaş
dökse uzun müddet,
Bunların hiçbirini
beğenmez yine Allah.
Çünkü o, îmânını
kaybetmiştir mâzallah. |