ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - "İMÂN" NÎMETİNİN KIYMETİ

Muhammed Hâdimî "rahmetullahi aleyh"

 

KÜFRÜN ÇEŞİTLERİ

 

Bir insan, ya “Bilmeden” girer küfür içine,

Mâruz kalır böylece Cehennem ateşine.

 

Veyâhut “Bile bile” bâzısı küfre girer.

Yâni inâd ederek, islâmı inkâr eder.

 

Küfr-i inâdî” denir bunun için bu küfr’e.

Buna sebep olarak, “Kibir” gelir ilk kere.

 

Yâhut mevkî sâhibi olmayı çok sevmektir.

Bir de ayıplanmaktan korkmak ve çekinmektir.

 

Fir'avn” ve avenesi, gâyet kibirliydiler.

Hattâ kibir yüzünden, îmân edemediler.

 

Mûsâ aleyhisselâm”, gösterdi çok mûcize.

Ama kibirlerinden, inanmadı hiç kimse.

 

"Bizim gibi insana, inanmayız!" dediler.

Kibir ve inâd edip, îmâna gelmediler.

 

Halbuki “Fir'avun” da insandı onlar gibi.

Ona, “İlâh” diyerek, tapındılar her biri.

 

Yine “Herakliyus” da, mahrum kaldı îmândan.

Ayrılmak istemedi çünkü saltanatından.

 

Nitekim okuyunca Resûl’ün mektûbunu,

Anladı, Onun hak bir “Peygamber” olduğunu.

 

Lâkin “Îmân edersem, tahtım gider” diyerek,

Tercîh etti dünyâyı, âhirete, bilerek.

 

Mahrum olmamak için, dünyâ saltanatından,

Îmân”dan mahrum olup, sonunda oldu hüsrân.

 

Küfr’ün üçüncü nev'i, “Küfr-i hükmî”dir ki hem,

Sebeplerini bilmek, çok lâzımdır ve elzem.

 

Bu, öbürlerinden de daha tehlikelidir.

Çünkü bir kelimeyle, hemen küfre girilir.

 

Yâni islâmiyyetin, “Küfr” saydığı sözleri,

Söyliyen, yâhut yapan “Küfr” dediği işleri,

 

Kalbinde tasdîk olup, “Mü'minim” dese bile,

Küfr’e düşer mâzallah o iş ve sözleriyle.

 

Dînin “Tâzim” ettiği bir şeyi, “Tahkîr” etmek,

Yâni kıymet verdiği bir şeyi kötülemek,

 

Yâhut “Tahkîr” ettiği şeyi “Tâzim” etmektir.

Bu, “Küfr-i hükmî” olup, îmânı kaybetmektir.

 

Allahü teâlânın şânına yakışmıyan,

Bir şeyi söyliyenin, îmânı gider o an.

 

O kimse, namâz kılsa, yapsa her ibâdeti,

Hak teâlâ indinde, olmaz artık kıymeti.

 

Çünkü o, “Îmân”ını kaybetmiştir bir kere.

Aslâ sevap verilmez, îmânsız kimselere.

 

Ama o, kendisini “Müslümân” sanmaktadır.

Beş vakit namâzını muntazam kılmaktadır.

 

Hattâ geceleri de, kalkıp etse ibâdet,

Ağlayıp, gözlerinden yaş dökse uzun müddet,

 

Bunların hiçbirini beğenmez yine Allah.

Çünkü o, îmânını kaybetmiştir mâzallah.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan