|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
İmâm-ı Rabbânî “kuddise
sirruh”
ÎTİKAD BİLGİLERİ-5-
“Zemherîr” diye
bir yer vardır ki
Cehennemde,
“Soğuk Cehennem” olup,
pek şiddetlidir hem de.
Kâfirlere, bir sıcak,
bir soğuk, sonra sıcak,
Cehenneme sokulup, çok
azap yapılacak.
Bâzı din câhilleri,
yalan uyduruyorlar.
Ve islâma, alçakça
iftirâ ediyorlar.
Diyorlar: (Peygamberler,
güney memleketlerde,
Geldiği içindir ki, hep
sıcak bölgelerde,
Cehennem azâbının, sırf,
“Ateş” olduğunu,
Söyleyip, korkutmuşlar
insanların çoğunu.
Soğuk memleketlerde
gelseydi onlar eğer,
“Buz”la
korkuturlardı insanları
bu sefer.)
Bu kâfirler, çok câhil,
hem de çok ahmaktırlar.
Böylelikleislâma çamur
atmaktadırlar.
Kur’ândan bir zerrecik
haberleri olsaydı,
Ve bir islâm kitâbı alıp
okusalardı,
Biraz da akılları olsa
idi, o zaman,
İnsâfa gelirler ve
olurlardı müslümân.
Ve yâhut hiç olmazsa,
yalan söylemezlerdi.
Ve iftirâ etmekten, az
hayâ ederlerdi.
Zîrâ buyurulur ki âyeti
kerîmede:
“Zemherîr azâbları
mevcuttur Cehennemde.”
Hem sonra Peygamberler,
sâdece sıcak değil,
Soğuk bölgelere de hep
gönderilmişlerdir.
Yüzyirmidörtbin kadar
Resûl, Nebî, Peygamber,
Sıcak, soğuk heryere
gönderilmiş idiler.
Son anda belli olur “Kâfir”
veyâ “Müslümân”.
Bunun için, mühimdir
“son nefes”, yâni “son
an”.
Çok kimseler vardır ki,
“Kâfir” yaşar bir ömür.
Lâkin son nefesinde, “Îmân”
eder ve ölür.
Veyâhut bütün ömrü
geçerse de “Îmân”da,
Tersine, “Kâfir”
olup ölebilir son anda.
Lâkin son nefesteki, "en
son hâl"e bakılır.
Mahşerde, buna göre
muâmele yapılır.
Müslümân, büyük günâh
işlese de çok fazla,
Üzüldüğü müddetçe, îmânı
gitmez aslâ.
Yâni kul, günâhına
pişmân olur, sıkılır,
Hemen tövbe ederse, o
yine “îmânlı”dır.
Günâhı, fütursuzca işler
ise bir kimse,
Lâkin buna üzülmez,
aldırış etmez ise,
Ehemmiyyet vermemiş olur
ki, o, bu zaman,
Mâzallah "Kâfir"
olur, elde kalmaz o
îmân.
Müslümân, “Ben
elbette mü’minim”
demelidir.
Bu hususta, “İnşallah”
bile dememelidir.
Son nefesteki îmân
kastedilirken gerçi,
Söylenebilirse de
“İnşallah” kelimesi,
Bunda, şüphe mânası
belki çıkacağından,
“Ben, elbette
mü’minim” demelidir
her zaman. |