|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
İmâm-ı Rabbânî “kuddise
sirruh”
ÎTİKAD BİLGİLERİ - 1
"İmâm-ı Rabbânî"nin,
birine mektûbunda,
Şöyle buyuruluyor “Îtikad”
mevzûunda:
Îtikad edilmesi çok
lâzım olanları,
Âlimler, şu şekilde
bildirdi ayrı ayrı:
Hak teâlâ, elbette,
kendi zâtıyla vardır.
Yâni kendi kendine
varlıkta durmaktadır.
Nasıl şimdi “Var”
ise, hep “Var”
idi önceden.
Ve hep var olacaktır,
devamlı, ebediyyen.
Varlığının önünde,
sonunda "Yokluk" olmaz.
Çünkü Onun varlığı
lâzımdır, O'nsuz olmaz.
O, “Vâcib-ül vücûd”dur,
varlığı lâzımdır hep.
Ve herkes, Onun ile
varlıkta duruyor hep.
O, birdir, şerîki ve
benzeri yok elbette.
Ve Onun, hiç ortağı
yoktur ulûhiyyette.
İbâdet olunmaya hakkı
olmakta da bir,
Yoktur hiçbir ortağı,
yoktur Ona bir nazîr.
Ortağı olmak için,
müstakil, yâni kâfî,
Olmaması lâzım ki, bir
kusurdur bu dahî.
O, ulûhiyyetinde
müstakildir muhakkak.
O halde lüzumsuzdur Ona
şerîk ve ortak.
Lüzumsuz olmak ise, bir
“Kusur”dur
elbette.
Kusur ve noksanlık da,
olmaz ulûhiyyette.
Şerîk olacağını düşünmek
yâni Ona,
“Olamıyacağı”nı
çıkarıyor meydana.
Onda, noksan olmıyan,
kâmil sıfatlar vardır.
Bunlar da, “Sübûtî”
ve “Hakîkî”
sıfatlardır.
Hayat, İlim, Sem',
Basar, İrâde, Kudret,
Kelâm.
Ve Tekvîn sıfatıyla,
sekiz olur hepsi tam.
Bunlar dahî “Kadîm”dir,
sonradan olma değil.
Kendinden ayrı vardır,
böyle dedi ehl-i dil.
Allah, cisim değildir,
değil hem madde ve hâl.
O, zamanlı değildir,
olmaz Ona yer, mahal.
Bir cihette değildir,
yoktur Onun bir yeri.
Yoktur misli ve zıddı,
yoktur hiçbir benzeri.
Ana, baba, zevcesi,
yoktur çocukları hem.
“Allah baba”
diyenin, îmânı gider o
dem.
Bunlar, hep mahlûklarda
bulunan nesnelerdir.
Hepsi, birer noksanlık,
kusur alâmetidir.
Her şeyi bilicidir,
zerreden Arş’a kadar.
Kâinâtta ne varsa, bilir
gizli, âşikâr.
Çünkü Odur yaratan ne
varsa yer ve gökte.
Zîrâ yaratmak için,
bilmek lâzım elbette.
O, önceki sonsuzdan,
sonraki sonsuza dek,
Yalnız bir "Kelâm"
ile söyleyicidir elbet. |