|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Ebû Alî Rodbârî
“Rahmetullahi Aleyh”
EHLİ SÜNNET’İN MÂNÂSI
Bu zât buyuruyor ki: (En
önce lâzım olan,
Edinmektir dosdoğru bir
“Îtikat” ve “Îmân”.
Îmân da, “Ehli sünnet”
denilen âlimlerin,
Bildirdikleri gibi
olmalıdır, bu mühim.
O Resûlün yolunu, doğru,
açık anlatan,
Ve Kur’ân-ı kerîmden
doğru mânâ çıkaran,
Hadîs-i şerîfleri, yine
doğru olarak,
Anlıyan, “Ehli sünnet
âlimleri”dir ancak.
Allahın resûlünün ve
onun eshâbının,
Yolunu, kitaplara onlar
geçti bihakkın.
İşte “Ehli sünnet”in
reîsi, kurucusu,
“İmâmı âzam Ebû
Hanîfe”dir doğrusu.
İşte bu büyük “İmâm”
ve talebelerinin,
Yetiştirmiş olduğu
binlerce âlimlerin,
Yazdığı milyonlarca
kitâbın sâyesinde,
Yayıldı “İslâmiyyet”
dünyânın her yerinde.
Bu islâm âlimleri,
çalışıp didinerek,
Başlarını, yastığa koyup
dinlenmiyerek,
Allahın bu dînini, doğru
olarak yine,
Yaydılar kitaplarla
dünyânın her yerine.
“İslâm”ı
işitince, onu doğru
olarak,
Öğrenmek istiyene,
bildirir cenâbı Hak.
Velhâsıl Kur’ândan ve
hadîs-i şerîflerden,
Çıkarılan ilimler
içinde, her cihetten,
Sâdece bir tânesi,
kıymetli ve doğrudur.
Bu da, “Ehli sünnet”in
bildirmiş olduğudur.
Çünkü Ehli sünnetin bu
büyük âlimleri,
“Sahâbe-i kirâm”dan
aldı bu ilimleri.
Eshâb da, “Peygamberi
zîşân”dan öğrenerek,
Bu yüksek âlimlere
bildirdiler tek be tek.
Yâni bu “Ehli sünnet”
denilen âlimlerin,
Bildirdiği tek “Yol”dur,
doğru, sağlam ve emîn.
Onların bildirdiği “Îmân”
ve “Îtikat”tan,
Kıl kadar ayrılanlar,
kurtulamaz azâbtan.
Bunun böyle olduğu, çok
kesin ve doğrudur.
Öyle ki, yanlış olma
ihtimâli hiç yoktur.)
|