ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - "İMÂN" NÎMETİNİN KIYMETİ

Alî bin Şihâb “Rahmetullahi Aleyh”

 

NE İÇİN OYNUYORSUN?

 

Bu zât buyuruyor ki: (Âlimleri, eğer biz,

Tanımamış olsaydık, ne olurdu hâlimiz?

 

Onların kitâbını, dikkatle okuyarak,

Dînimizi öğrendik, hem de doğru olarak.

 

Ayırdık bu sâyede, “Hakk”ı “Bâtıl” olandan.

Dünyâda, büyük nîmet var mıdır daha bundan?

 

Küfür”den kurtardılar bizleri o kitaplar.

Yoksa, “Sonsuz azâb”a olacaktık giriftâr.

 

Âlimler buyurur ki: (Eğer mü’min kimseler,

Cennette verilecek nîmetleri bilseler,

 

O an, kendilerini unuturlar neş’eden.

Sokakta oynarlardı, hiçbir şey düşünmeden.)

 

Nitekim sahâbeden, “Bilâl-i Habeşî” de,

Oynamaya başladı bir gün mescit içinde.

 

Hazreti Ömer görüp, buyurdu ki: (Yâ Bilâl!

Hiç mescidin içinde oynanır mı, ne bu hâl?)

 

O ise, oynamaya yine devam ederek,

Ve Resûl-i zîşânı eliyle göstererek,

 

Buyurdu ki: (Bu dînin sâhibi oradadır.

Bana mâni olmaya, sırf onun hakkı vardır.)

 

Hazreti Ömer Fârûk, şaşırdı buna daha.

Hemen gidip arz etti bunu Resûlullaha.

 

Çağırdı Resûlullah, Bilâl’i yanlarına,

Niçin oynadığını sorunca bizzât ona.

 

Dedi: (Yâ resûlallah, sevinçten oynuyorum.

Rabbime, bir şey için teşekkür ediyorum.)

 

(O nedir?) buyurunca, dedi: (Yâ resûlallah!

Sana, bir şey müstesnâ, her şeyi verdi Allah.

 

O vermediği şey de, kullara hidâyettir.

İnsanların kalbine, “Îmân” ilkâ etmektir.

 

Bu, elinde olsaydı, ederdi herkes îmân.

Hep müslümân olurdu bilcümle Arabistan.

 

Hem önce, akrabânı getirirdin îmâna.

Onlardan, sıra bile gelmezdi belki bana.

 

Senin akrabâların, seni inkâr ederken,

Ben sana îmân ettim, bir habeş’li köleyken.

 

Allah ve Resûlüne inandım, îmân ettim.

Bu habeş’li köleye, bahşetti bunu Rabbim.

 

Bu, Onun ihsânıdır, şükür elhamdülillah.

Bu yüzden oynuyorum işte yâ resûlallah!)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Hakîkî bir müslümân,

Aslâ Rabbine karşı, edemez günâh, isyân.

 

Herhangi bir ameli yapacak olsa eğer,

İlk aklına gelen şey, “Acabâ Rabbim ne der?”

 

Ve Rabbinin rızâsı yoksa eğer o işte,

Vazgeçer, yapmaz onu, “Tam îmân” budur işte.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan