|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Alî bin Şihâb
“Rahmetullahi Aleyh”
SEN, BİR MÜSLÜMÂNSIN
Bu zât, her sohbetinde
bahsederdi “Îmân”dan.
Sohbetiyle çok kâfir,
ettiler bir bir îmân.
Derdi ki: (İki türlü
kula gelir hidâyet.
Kimine “İhsân”
olur, kimine de “Adâlet”.
Bir kimse duâ edip, dese
ki: “Yâ ilâhî!
Îmân ve hidâyete
kavuştur beni dahî.”
Onun, hüsnü niyetle
yaptığı bu duâyla,
O kulu, hidâyete erdirir
Hak teâlâ.
İnsan, ömrü boyunca
istese bunu bir an,
Ölmeden, o kimseye nasîb
olur bu “Îmân”.
İşte duâ edip de,
hidâyete kavuşmak,
“Adâlet-i ilâhî”
sâyesindedir ancak.
Bâzı kimseler dahî
vardır ki bu dünyâda,
“Îmâna gelmek”
için, bulunmaz bir
duâda.
Tanıtır Allah ona “Sevdiği
bir kulu”nu.
Onun vâsıtasıyla,
kendine çeker onu.
Bu da, Hak teâlânın “İhsânı”dır
ki elbet,
Dünyâda, yoktur daha
bunun gibi bir nîmet.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Bizler çok tâlihliyiz.
“Ehli sünnet”
üzere îmân ettik çünkü
biz.
“Doğru îmân”a
ermek, en büyük bir
rütbedir.
Bu rütbe, her makam ve
mevkîin üstündedir.
Bu rütbenin önüne, eğer
mesleğinizi,
Alacak olursanız, bu,
zelîl eder sizi.
Eğer sen “Tabip”
isen, tek tabip sen
değilsin.
Onbinlerce tabipten,
ancak bir tânesisin.
Ama sen, bundan önce,
ehli sünnet üzere,
Doğru îmân sâhibi “Müslümân”sın
bir kere.
Sonra, Resûlullahı ve
Hak dostlarını, sen,
Candan seviyorsun ki,
şeref, budur esâsen.
Bu şerefin yanında,
diğer makâm ve mevkî,
Gibi şeyler, kıymetten
mahrumdur elbetteki.
Vardı “Sahâbe”den
de, meslek ehli kişiler.
Lâkin bahis konusu
olmazdı böyle işler.
Onlarda, tek ve ortak
bir husûsiyet vardı.
O da, "Resûlullahın
sahâbîsi olmak"tı.
Zîrâ hazreti Ömer,
buyurur ki bu babta:
(Bizler bulduk şerefi,
asıl eshâb olmakta.
Eğer eshâb olmanın
üstünde, başka şeref,
Ararsanız, çok zelîl
olursunuz mâlesef.)
Çünkü eshâbtan olmak,
zirvede bir noktadır.
Daha çıkmak istiyen,
aşağı yuvarlanır.
Bizler, Resûlullahı
görmedikse de, fakat,
“İslâm âlimleri”ni
tanıdık, bu hakîkat.
Dünyâda, bundan büyük
bir nîmet yoktur daha.
Bu nîmete kavuşan,
şükreylesin Allaha.
Eğer islâmiyyete
sarılırsa bir insan,
Nîmetlerin şükrünü
yapmış olur o zaman.)
|