|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Abdülvehhâb-ı Şa’rânî
“rahmetullahi aleyh “
CEHENNEMDEN KURTULMAK
İÇİN
Bu zât buyuruyor ki:
(Âhirette kurtulmak,
“Doğru îmân”
sâhibi olmakla olur
ancak.
“Îmân” doğru
olmadan, kurtuluş olmaz
aslâ.
Ayrıca, amelleri
yapmalıdır ihlâsla.
“Tasavvuf”a
girmekten, şudur ki asıl
maksat,
Görmüş gibi, kuvvetli
olsun îmân, îtikat.)
Bir gün de buyurdu ki:
(İbâdet ve tâatlar,
Yapılınca, “Îmân”
da cilâlanır ve parlar.
Allahın men ettiği
haramlar işlenince,
Bu sefer lekelenir ve
kararır iyice.
O halde bir “Îmân”da,
azalmak ve çoğalmak,
Amellerden, işlerden
ileri gelir ancak.
Yâni iyi amel ve ibâdet
yapılması,
Sûretiyle “Îmân”ın
çoğalır parlaması.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Kâfir veyâ müslümân,
“Son nefes”te
bilinir, mühimdir yâni
son an.
Kimi, “Küfür”
içinde hayat sürer bir
ömür,
Lâkin son nefesinde, “Îmân
eder” ve ölür.
Kiminin de ömrü hep,
geçerse de “Îmân”da,
Mâzallah "Kâfir"
olup ölebilir son anda.
Yâni son nefesteki, en
son hâle bakılır.
Mahşerde, buna göre
muâmele yapılır.
Yâ rabbî, ihsân ettin
bizlere “Doğru îmân”.
Bizi, kıl ucu kadar
ayırma bu îmân’dan.
Son nefesimizde de “Îmânla”
öldür bizi.
“Îmân”dan, bir an
bile ayırma cümlemizi.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Cehennemden kurtulmak,
“Ehli sünnet”
üzere “Îmân”la
olur ancak.
“Îmânsız car verme”nin
iki sebebi vardır.
Birisi “Bâtıl inanç”,
yâni “Bozuk îmân”dır.
Zîrâ bozuk olunca eğer
îmân, îtikat,
Cehennem ateşinden,
olamaz o kul âzâd.
Hattâ îmân, îtikat doğru
değilse eğer,
Hiçbir ibâdetine
verilmez kıymet, değer.
Îmân, “Ehli sünnet”e
uymalı ki bu dinde,
Ancak böyle îtikat
makbuldür Hak indinde.
Son nefeste, îmânı
tehlikeye düşüren,
Bir sebep de “Dünyâya
muhabbet”tir gönülden.
İlk önce “Doğru îmân”,
sonra da “Sâlih amel”.
İşte bu ikisidir islâmda
iki temel.
Âhirette, bunlardan bize
hesap sorulur.
Cehennemden kurtulmak,
bunlarla mümkün olur.)
|