|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
İmâm-ı Rabbânî “kuddise
sirruh”
KENDİNE TAPINANLAR
Bu zât, bir sohbetinde
buyurdu ki: (İns ve cin,
Yaratıldı, sâdece “İbâdet
etmek” için.
“İbâdet yapmak”tan da,
maksat ve gâye asıl,
“Îmân-ı hakîkî”ye
olmaktır sonra vâsıl.
Bu “Hakîkî îmân”a
kavuşabilmek için,
Nefsi îmân etmesi lâzım
gelir kişinin.
Bunu temin etmenin yolu
ise, bir tektir.
O da, islâmiyyete tam
riâyet etmektir.
Yâni nefs-i emmâre,
bulmadıkça itmînân,
O kimsenin îmânı,
değildir “gerçek îmân”.
Nefsi îmân edince
gerçekten bir insanın,
O zaman hakîkati hâsıl
olur îmânın.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Çok korkunuz Allahtan.
Kaçının titizlikle her
haram ve günâhtan.
Tenhâda da günâhtan
kaçmalı ki muhakkak,
Her gizliyi, elbette
görüyor cenâbı Hak.
Nitekim Hak teâlâ
buyurur ki: (Ey
insan!
Bilmiyor musun seni
görüyorum her zaman.)
Biri, Resûlullaha dedi:
(Çoktur günâhım.
Şimdi tövbe edersem,
affeder mi Allahım?)
(Affeder)
buyurunca, dedi: (Yâ
resûlallah!
Ben onları işlerken,
görüyor muydu Allah?)
(Görüyordu)
deyince, bir “Eyvâh!”
dedi o an.
Ve yıkılıp can verdi,
budur “Hayâ” ve “Îmân”.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Bir kulun kalbi eğer,
“Hasta”ysa, kabûl
olmaz yaptığı ibâdetler.
Kalbin hastalığı da,
şudur ki asıl yine,
Tutulmuş olmasıdır "Allah"tan
gayrisine.
Belki de “Kendisi”ne
tutulmuş olmasıdır.
Bu, onun, başta gelen
mühim hastalığıdır.
Çünkü kul, “Kendi”
için ister esas her
şeyi.
“Nefsi için”
arzular, mal, mevkî ve
rütbeyi.
Ve hattâ çocuğuna
besliyorsa muhabbet,
Bu da, “Kendi nefsi”ni
sevdiğindendir elbet.
Mâlesef onun nefsi, ona
“Mâbud” olmuştur.
Çünkü o, sırf nefsinin
ardında koşup durur.
İnsan, kurtulmadıkça “Kendisine
tapmak”tan,
Kurtulamaz mahşerde,
Cehennemde yanmaktan.
Nefsin esâretinden,
kurtulursa bir kimse,
Sırf “Allah”a kul
olur, Rabbine yönelirse.
Yâni “Nefse” değil de, “Rabbine”
uyarsa hep,
Nefsin arzusu için,
etmezse bir şey talep,
Gitmiştir kalbindeki o
şiddetli hastalık.
Mâbudu, “Nefsi” değil, “Allah”tır
onun artık.
Çünkü o, “Allah için”
yapar her bir işini.
Zîrâ “Hakîkî îmân”
kaplamıştır içini.
Sırf “Allah rızâsı”nı
düşünür her bir işte.
Kendine tapınmaktan
kurtulmak budur işte. |