ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - "İMÂN" NÎMETİNİN KIYMETİ

Abdülazîz Dîrînî “Rahmetullahi Aleyh”

 

ÖNÜNÜ İLİKLE DE GEÇ

 

Bu zât buyuruyor ki: (“Îmân”ı olan kişi,

Nasıl işliyebilir günâh olan bir işi?

 

Biri görecek olsa o fiili işlerken,

Hayâ edip, vazgeçer o işi işlemekten.

 

Halbuki Allah her an, görüyor kendisini.

Hem biliyor kalbinden neler geçirdiğini.

 

O, O’nu görmese de, görüyor onu Allah.

Bunu bilen bir mü’min, nasıl işler bir günâh?

 

Ve Allah, kendisine yakınken ondan daha,

O, nasıl bile bile isyân eder Allaha?)

 

Bir gün de buyurdu ki: (En büyük nîmet, “Îmân”.

Îmânı olmıyanın, farkı yoktur “Hayvan”dan.

 

Îmânı muhâfaza edebilmek için de,

“İslâma uymalı”dır mutlaka her işinde.

 

Zîrâ tek gâye ile yaratıldı ins ve cin.

O da, yalnız Allaha ibâdet etmek için.

 

İbâdetsiz îmân” da, “Fenersiz mum” gibidir.

Zamanla zayıflar ve sonunda sönebilir.)

 

Yine sevdiklerine buyurdu ki bir zaman:

(Beş şeyin kıymetini bilmeli her müslümân.

 

Bunlardan birincisi şudur ki: Bir insanın,

Doğru îmân” sâhibi olmasıdır bihakkın.

 

Çünkü “Îmân” olmadan, girilemez cennete.

İnsanı, bu götürür ebedî seâdete.

 

İkincisi şudur ki, bu îmân ve îtikat,

Ehli sünnet” üzere olmalıdır, bu da şart.

 

Yetmişüç fırka var ki, bunlardan biri “Hak”tır.

Diğer yetmiş ikisi, azâba müstehaktır.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (“Mü’min”i çekiştirmek,

Allahın men ettiği iştir ki, çirkindir pek.

 

Kaldı ki o büyükler, yazdı ki kitaplarda:

Bir mü’minin, “İsmi”ni görsen eğer duvarda,

 

O mü’minin ismine saygı, hürmet yönünden,

Önünü ilikleyip, geç o duvar önünden.

 

Neden? Çünkü orada, Allaha îmân etmiş,

Bir mü’minin ismi var, işte budur asıl iş.

 

Bir insan ki, “Doğru bir îtikat” edinmiştir,

O, hürmet edilmeye, en lâyık bir kişidir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan