|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Abdülhakîm Arvâsî
“Rahmetullahi Aleyh”
ÂHİRETTE KURTULMAK İÇİN
Bu zât, bir sohbetinde
buyurdu: (Evlâtlarım,
Ebedî seâdetler versin
size Allah’ım.
Bizlere, “Doğru yol”u
ihsân etti Rabbimiz.
O göstermese idi,
bulamazdık onu biz.
Allahın, biz kullara
gönderdiği “Resûl”e,
İnandık, îmân ettik bin
canla, bin gönülle.
Zîrâ “Îmân etmek”le
umulur sonsuz necât.
Îmân etmiyenlerin, sonu
olur fecâat.
Senelerdir “Îmân”ı
anlattım câmilerde.
Anlıyan, üçü beşi
geçmemiştir yine de.)
Dediler ki: (Efendim,
anlamadık bunu biz.
Bu sözü, biraz daha îzâh
eder misiniz.
Îmânın altı şartı,
kitaplarda yazar hep.
Okuyup ezberlemek, bu
kadar zor mu acep?)
Buyurdu: (“Âmentü”yü
bilip ezberlemekle,
“Îmânın hakîkati”,
kolayca geçmez ele.
Asıl “Îmân” şudur
ki, kul, korkarak
Allahtan,
Çok küçük olsa bile,
kaçınır her günâhtan.
Meselâ “Kul hakkı”nı
düşününce bir mü’min,
Ayağını uzatıp, yatamaz
rahat, emîn.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Îmân eden bir insan,
Kendi “Yaradan”ına
eder mi günâh, isyân?
Îmân’ın, “Görünüş”ü
vardır çok müslümânda.
Yâni “Hakîkî îmân”,
bulunmaz her insanda.
Zîrâ buyuruyor ki
Kitâbında Rabbimiz:
“Ey îmân sâhipleri,
kâmil îmân ediniz!”
Yâni cenâbı Allah
buyurur ki meâlen:
Ey “Hakîkî îmân”a
erişmiyenler hâlen,
Günâhtan kaçarak ve çok
yaparak ibâdet,
“Îmân-ı hakîkî”ye
kavuşun en nihâyet.
Îmânın hakîkati, bir “Sevgi”dir,
bir “Hâl”dir.
Böyle îmân edene, isyân
etmek muhaldir.
Çünkü o, içtenlikle
inanmıştır Rabbine.
Aslâ isyân edemez Onun
emirlerine.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Kim isterse tam huzur,
“Doğru îmân, îtikat”
edinmeye mecburdur.
Yâni inanan insan, “Ehli
sünnet” üzere,
Bir “Îmân” ve “Îtikat”
edinmeli ilk kere.
Sonra da, öğrenerek ne
ise farz ve haram,
Farzları edâ edip,
günâhtan kaçmalı tam.
Çünkü asıl maksat ve
gâye de şu dünyâda,
Kavuşmaktır doğru bir “Îmân”
ve “Îtikad”a.
Bir insanın şerefi, zîrâ
“Îmân” iledir.
Aslâ mal ve makamda ve
mevkîde değildir.
Kuvvetli bir îmâna
kavuşabilmek için,
Çok gayret sarfetmesi
lâzım gelir kişinin.
Âhirette, “Îmânı
olanlar” kurtulacak.
“Ehli sünnet”
üzere olmalı bu da
ancak.) |