ŞİİRLERLE MENKIBELER

İMÂN ve NAMAZ

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - "İMÂN" NÎMETİNİN KIYMETİ

Abdülvehhab-ı Mısrî “Rahmetullahi Aleyh”

 

 ŞEHÂDETİN MÂNÂSI

 

Bu zât buyuruyor ki: (Her şeyden daha evvel,

Doğru îmân, îtikat” edinmektir mükemmel.

 

Sonra, Resûlullaha tam tâbi olmalıdır.

Zîrâ Ona uymakla üstünlük kazanılır.

 

Lâzım ve zarûrîdir herkese “Îmân etmek”.

Zîrâ bu, Rabbimizin emridir bize tek tek.

 

Îmân eden” bir kimse, yapar bütün farzları.

Ve terk eder bilcümle haram ve günâhları.

 

Resûl’e îmân etmek, kime olsa müyesser,

Onu, mal ve canından daha çok fazla sever.

 

Onun bu sevgisinin, şudur ki işâreti,

Her “mekruh”tan kaçınır ve yapar her “sünnet”i.

 

Resûlullah, her ne ki beyân eylemişlerdir,

Beğenip, kalben kabûl etmeye “Îmân” denir.

 

Onun tek bir sözüne bile inanmamaya,

Veyâ doğruluğunda, biraz duraklamaya,

 

Yâni şüphe etmeye, “Küfür” adı verilir.

Böylece inanmıyan kimseye, “Kâfir” denir.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Resûlullaha uymak,

Allahü teâlâya itâattır muhakkak.

 

Ebedî seâdete kavuşmak için, insan,

Olması lâzım gelir önce “Hâlis müslümân”.

 

Îmân etmek” için de, hiçbir formaliteye,

Lüzum yok, bir imâma, bir müftîye gitmeye.

 

Der ki: “Ben îmân ettim Allahü teâlâya.

Ve inandım, resûlü Muhammed Mustafâya.

 

Onun, Hak teâlâdan bize teblîğ ettiği,

Şeylere de inandım, hepsi doğru ve iyi.

 

Allah ve Resûlünün dostlarını severim.

Düşmânlarını ise, sevmez, nefret ederim.”

 

Şehâdet”in mânâsı, kısaca işte budur.

Her kim böyle söylerse, o, “Müslümân” olmuştur.

 

Bundan sonra, en mühim şey şudur ki, en önce,

Doğru îmân, îtikat” edinmektir güzelce.

 

Ehli sünnet” denilen islâm âlimlerinin,

Kitaplarından bunu öğrenmelidir ilkin.

 

Onlar anlar Kur’ândan, murâd-ı ilâhîyi.

Ve onlar, hadîslerden anlar doğru bilgiyi.

 

Yıllarca, gece gündüz, çalışıp didinerek,

İstirâhatlerini bile fedâ ederek,

 

İslâm”ı, bize kadar, onlar ulaştırdılar.

Versin Allah onlara, en iyi karşılıklar.

 

Îmân” ve “Îtikad”ı sağlam ettikten sonra,

Emir ve yasaklara uymaya gelir sıra.

 

İlim ve iş'ten sonra, lâzımdır bir de “İhlâs”.

Azaptan kurtulmak da, bununla olur esas.

 

İhlâs”, temiz etmek ve pislikten arınmaktır.

Yâni her yaptığını, “Allah için” yapmaktır.

 

Sözün özü şudur ki, âhirette kurtulmak,

Doğru îmân” ve “Hâlis amel”le olur ancak.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan