|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Abdülhakîm Arvâsî
“Rahmetullahi Aleyh”
DOĞRU ÎMÂNIN ALÂMETİ
Bu zât ömrü boyunca, çok
gayret sarf ederek,
“Îmân”ı anlatırdı
gençlere va’z ederek.
Derdi: (Allah bir kula,
verdiyse eğer “Îmân”,
Öyle ise, nedir ki
etmedi ona ihsân?
Ve Allah, bir kula ki, “Îmân”ı
vermemiştir,
O olmadıktan sonra, ne
ki ona vermiştir?)
Bir gün de buyurdu ki:
(“Mü’min” olan
bir kimse,
Korkmadan günâh işler,
hem de hiç üzülmezse,
Ayrıca, Hak emrine
aldırış etmiyerek,
Günâhı beğenirse hem “Ne
güzel!” diyerek,
Mâzallah “Îmân”ını
kaybedip, küfre düşer.
Bu hal üzre ölürse,
ebedî azâb çeker.
Ama önem verir de, sırf
nefsine uyarak,
Haramları işlerse
şeytâna aldanarak,
Sonra da toparlanıp,
pişmân olursa eğer,
Yine “Mü’min”
sayılır böyle olan
kimseler.
Belki yanar ise de
cehennem ateşinde,
Sonsuz kalmıyacaktır
lâkin azâb içinde.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Hiç günâh işlememek,
“Kâmil mü’minler”
için basît ve kalaydır
pek.
Velâkin kalplerinde, bir
maraz-ı mânevî,
Olanlara güç gelir, çok
kolay olsa dahî.
Şudur ki kalpte olan
maraz-ı mâneviyye:
“Tam îmân etmemek”tir
ahkâmı dîniyyeye.
Kalpte, “Doğru îmân”ın
olduğuna alâmet,
İslâmı yaşamaktan,
almaktır tad ve lezzet.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Bu dünyâ, “Hiç”tir
elbet.
Hiç ile uğraşan da, “Hiç”
olur en nihâyet.
“Ölüm” ve
sonrasına, her kim
inanır ise,
Odur Allah indinde
hayırlı, iyi kimse.
Biz her an, her saatte,
bir işler yapıyoruz.
Ve her bir işimizde, bir
“Niyet”
taşıyoruz.
Bu da, ya “Nefis”
için, ya da “Allah”
içindir.
Yâni kul, her işinde “İmtihân”
içindedir.
Yâni kalp, her sâniye,
sağa sola döner hep.
Ya “Hayr”a karar
verir, ya “Şerr”i
eder talep.
Nitekim Resûlullah
ederdi şöyle duâ:
“Yâ rabbî, sen kalbimi
sâbit kıl doğru yolda.”
Ey insan, son nefeste
döner de eğer kalbin,
Mâzallah “Küfr üzere”
durursa, n’olur hâlin?
“Îmân üzre”
durması isteniyorsa
eğer,
Hep “Sâlih kimseler”le
bulunmak îcâb eder.
Hep “İyiler”le
olup, edersek çok
ibâdet,
İnşallah “Îmân ile”
gideriz en nihâyet.
“Ebedî seâdet”i ele
geçirmek için,
“Doğru îmân”
lâzımdır, çâresi budur
işin.
“Ehli sünnet”
üzere îmân edilmedikçe,
Azaptan kurtulunmaz
âhirete gidince.) |