|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Abdülvehhab Buhârî
“Rahmetullahi Aleyh”
LÂ İLÂHE İLLALLAH
Bu zât buyuruyor ki: (“Îmân”ın
çıkmasından,
Allahü teâlâya
sığınmalıdır insan.
Ve sık sık “Lâ ilâhe
illallah”
söyliyerek,
Îcâb eder, “Îmân”ı an be
an yenilemek.
Günâh işler için de,
tövbe edip her sefer,
Allahü teâlâya yalvarmak
îcâb eder.
“Ehli sünnet”
üzere îmânı olmıyanın,
Yeri, sonsuz olarak “Cehennem”
olur yarın.
Eğer inanıyorsak, ne
güzel bir nîmettir.
“Îmân”la
ölenlerin yeri, “Sonsuz
cennet”tir.
“Îmân”,
Resûlullah’ın, Allahü
teâlâdan,
Getirip bildirdiği
hükümlere, bittamam,
Kalp ile inanmak ve
dille ikrâr etmektir.
Yâni bu îmânını, dil ile
söylemektir.
“Îmân”ın yeri
kalptir, yâni kalpte
bulunur.
İkrâra mâni varsa,
söylememek affolur.
Îmân hâsıl olması için
de, hem “İslâm”ın,
“Küfr” saydığı
şeylerden kaçmalıdır
bihakkın.
İbâdetler, “Îmân”dan
değilse de esâsen,
Küfre girer, namâzı bile
bile terk eden.
Farzları, sünnetleri
beğenmemek de yine,
“Küfr” olup,
böyle yapan, düşer
küfr’ün içine.
“Îmân”ı muhâfaza
etmek için, müslümân,
Uyanık ve dikkatli
olmalıdır her zaman.) |