|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Abdülvehhab Buhârî
“Rahmetullahi Aleyh”
HAK DİN,
İSLÂMİYYETTİR
Allah adamlarından olan
bu mübârek zât,
Bir günkü sohbetinde,
şöyle etti nasîhat:
(Ehli sünnet üzere
inanan bir müslümân,
Dünyâ ve âhirette
huzurludur her zaman.
Nitekim Hak teâlâ,
Kur’ân-ı kerîminde,
Buyurdu: "Din
“İslâm”dır Hak teâlâ
indinde".
Bu gün “İslâmiyyet”in
dışında olan dinler,
Hak katında, makbul ve
mûteber değildirler.
Zîrâ “İncîl” ve “Tevrât”,
tahrîf edilmişlerdir.
Papazlar tarafından
değiştirilmişlerdir.
Doğru olsalar bile, “İslâmiyyet”
geleli,
Yine bu kitapların
kalmadı hükümleri.
Bu gün makbul olan din,
yalnız “İslâmiyyet”tir.
Bu dîne mensûb olmak, en
yüce bir nîmettir.
Bir insanın müslümân
olabilmesi için,
Önce “Îmân etmesi”
lâzımdır o kişinin.
“Ehli sünnet” üzere bir
“Îmân” ve
“Îtikat”,
Müslümân olmak için
gereklidir, yâni şart.
Sonra, Hak teâlânın
emirlerini, bir bir,
Öğrenip, ona göre amel
eylemelidir.
Yine Resûlullahın
getirdiği ne varsa,
Hepsini beğenmek de, çok
mühimdir bilhassa.
Resûl’ün sözlerinden
birini beğenmemek,
Yâhut doğruluğunda, bir
an şüphe eylemek,
Mâzallah “Îmân”ını
götürür o kişinin.
Buna çok dikkat etmek
lâzımdır bunun için.
Ufak bir şüpheyi de
götürmez çünkü “Îmân”.
Müslümânın îmânı, “Kaya
gibi”dir her an.
Şüphe hâsıl olursa, bir
âlime sorarak,
Hemen kurtulmalıdır
şüpheden tam olarak.
Eğer gideremezse o
şüphesini hemen,
Büyük “Îmân”
nîmeti çıkabilir
elinden.
“Îmân”dan mahrum
kişi, en tâlihsiz
insandır.
Çünkü o, cehennemde
ebedî yanacaktır.
Ey mü’min, îmânını koru
ki şimdi sen de,
Ebedî yanmıyasın
cehennem ateşinde.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Dikkat et ey müslümân!
Îmân’ını kaybetmek, çok
kolaydır bu zaman.
Dîn’in tâzim ettiği bir
şeyi tahkîr etmek,
Yâhut tahkîr ettiği şeyi
tâzim eylemek,
“Küfr-i hükmî”
olur ki, mâzallah o
müslümân,
Kaybeder îmânını böyle
söylediği an.
Hattâ namâz kılsa ve
yapsa her ibâdeti,
Hak teâlâ indinde, olmaz
artık kıymeti.
Hattâ geceleri de,
kalkıp etse ibâdet,
Ağlayıp, gözlerinden yaş
dökse de begâyet,
Bunların hiç birini
beğenmez yine Allah.
Çünkü o, “Îmân”ını
kaybetmiştir mâzallah.) |