|
01 - "İMÂN" NÎMETİNİN
KIYMETİ
Abdullah-ı Dehlevî
“Rahmetullahi Aleyh”
EN SEVGİLİ İBÂDET
Bu zât, bir sohbetinde
şöyle buyurmaktadır:
(Şereflerin büyüğü, îmân
ehli olmaktır.)
Başka bir sohbetinde,
buyurdu ki oğluna:
(Bakma kötü göz ile,
hiçbir Allah kuluna.
Bir “Kâfir”i
görürsen, şöyle düşün ey
oğul:
“Olur ki, bu dünyâdan, “Îmân”la
gider bu kul.
Oysa benim, îmânla gidip
gitmiyeceğim,
Kesin belli değildir,
neye güveneceğim?
Belki o, ileride îmân
eder, kim bilir.
O takdîrde o benden,
daha fazîletlidir.”
Mü’minler arasında,
varsa sevgi, muhabbet,
İşte odur, Allahın en
sevdiği ibâdet.
Ve hattâ bu muhabbet,
şartıdır “Îmân”ın
da.
Yâni bu sevgi yoksa, yok
olur o îmân da.
Bir mü’min, bir mü’mine,
sırf müslümânlığından,
Ötürü buğz ederse, o,
olamaz müslümân.)
Bir gün de buyurdu ki:
(Çok sakının “Küfür”den.
Zîrâ küfr’ün cezâsı,
yanmaktır ebediyyen.
Mü’minin, çok günâhı
olsa da, o gün yine,
Sonsuz azapta kalmaz, “Îmân”ı
hürmetine.
Ebedî seâdete
kavuşabilmek için,
“Îmân” ile ölmesi
lâzım gelir kişinin.
Birinin, çok nâdîde “İnci,
mücevher”leri,
Olursa, koyacak yer
bulamaz o şeyleri.
“Hırsız çalmasın” diye,
arar türlü çâreler.
Hattâ kaçar uykusu bu
yüzden çok geceler.
İşte “Îmânımız”
da, böyle çok
kıymetlidir.
Onu korumak için, tir
tir titremelidir.
Öyle kötü devirde
yaşıyoruz ki şu an,
“Îmân”ını, bir
anda kaybedebilir insan.
Kişi, bir kelimeyle,
nasıl ki “Mü’min”
olur,
Bir kelime ile de, o
îmânı kaybolur.
Dînin kıymet verdiği bir
şeyi, tahkîr etmek,
Tahkîr ettiğine de,
aksine kıymet vermek,
“Küfr-i hükmî”
olur ki, gâyet
tehlikelidir.
Yâni hükmen, o kişi, “Îmân”ını
yitirir.
“İslâm bilgileri”ne ve
“Din âlimleri”ne,
Hakâret etmek dahî, “Küfür”dür
elbet yine.
Biri, "Kâfir olma"ya
mâzallah etse niyet,
Niyet ettiği anda, “Kâfir”
olur o elbet.
Küfre sebep olacak bir
kelimeyi, insan,
Bile bile söylerse, “Îmânı
gider” o an.
Bilmiyerek söylerse,
yine tehlikelidir.
Çoğu âlime göre, bu da “Küfr”e
sebeptir.
Küfre sebep olacak bir
işi de, kim eğer,
Bile bile yaparsa,
mâzallah “Küfr”e
girer.
Bilmiyerek yapınca, çoğu
âlime göre,
Çok tehlikeli olup, o
dahî girer “Küfr”e.) |