|
33
- İMÂNLA GİTMEK İÇİN
İLK
DURAK, KABİRDİR
"Ali
Gâlib-i Vasfî", bir büyük mübârek zât.
Bir gün,
“Ölüm” hakkında şöyle etti nasîhat:
(“Kabir”,
bu yolculuğun, henüz ilk konağıdır.
Bu kolay geçer
ise, sonu daha kolaydır.
Eğer zorluk
olursa bir insana kabirde,
Daha çok çetin
olur ondan sonrakilerde.
Sonraki
konaklardan ilki, “Sûr” korkusudur.
Öyle
şiddetlidir ki, olunmaz hiç tasavvur.
Sonra, “Mahşer
yeri”nde durdurulur cümle halk.
Günâhlarına
göre, herkes olur tere gark.
Güneş, bir
mızrak boyu yaklaşır o zamanda.
“Bin sene”
beklenilir o müthiş izdihâmda.
Bu vaktin
sonunda da, başlar “Hesap” ve “Mîzân”.
Her işten,
ince ince hesap verir her insan.
Burada, korku
ile başlar öne eğilir.
Beklerler,
haklarında nasıl hüküm verilir?
Sonra, “Sırât
köprüsü” ve altında “Cehennem”.
Bir an
dayanılmayan ateş, acı ve elem.
Sırât’ta, yedi
yerde vardır “Suâl durağı”.
“Kul hakkı”nda,
herkesin çözülür dizi bağı.)
Bir gün de,
sohbetinde buyurdu: (Ey insanlar!
Gaflete
gelmeyin ki, âni gelen “Ölüm” var.
Allahü
teâlânın râzı olduğu gibi,
Yaşarsak,
âhirette kazanırız tabii.
Neş’e ve
sıkıntıda, yine hâlis müslümân,
Hep islâma
muvâfık yaşamalı her zaman.
Varlıkta ve
yoklukta, bir hâlde olmalıdır.
Hattâ yokluk
olunca, râhatlık duymalıdır.
Kimsenin
ayıbına hiç bakmayıp ayrıca,
Kendi
kusûrlarını görmelidir yalnızca.
Bir mü’mini
görünce, düşünmeli ki: “Benim,
Bunun
duâsındadır belki de seâdetim.”
Üzerinde, her
kimin az hakkı varsa şâyet,
"Onun kölesi"
gibi etmelidir hareket.
"Evliyâ
kişi"lerin, öğrenip hâllerini,
Onlar gibi
olmaya çalışmalı dâimî.
Kimsenin
gıybetini yapmamalı katiyyen.
Yapanı görünce
de, susturmalıdır hemen.
Her zaman
Emri mâruf, hem de Nehyi münker’i,
Yapmayı,
kendisine yol ve rehber bilmeli.
Muhammed bin
Alyana hazretlerine, bir zât,
Gelerek,
kendisine bir suâl sordu bizzât.
Dedi ki: (Hak
teâlâ, bir kuldan râzı mıdır?
Bunu anlamak
için, bir alâmet var mıdır?)
Buyurdu: (O
insana, tatlı gelir ibâdet.
Günâh
işlemek ise, çirkin gelir begâyet.
En büyük
sermâyesi, ömrüdür o kişinin.
Âhireti
kazanmak, mühimdir onun için.)
|