|
33
- İMÂNLA GİTMEK İÇİN
SON
NEFES
"Yâkub-i
Karamânî", gönül ehli bir zâttır.
Kalplere tesir
eden güzel sözleri vardır.
Sevenlerinden
biri, sordu ki: (Efendim, siz,
Dünyâda, ne
yapmamı tavsiye edersiniz?)
Buyurdu: (Son
nefeste ne yapmak gerekirse,
Şimdi dahî onu
yap, “Allah de” hiç değilse.)
Dedi ki: (Allah
demek, son nefeste gerektir.
Şimdi,
hayatta iken ne yapmam lâzım gelir?)
Buyurdu ki:
(Evlâdım, o “Son nefes” dediğin,
Ne zaman
gelecektir, bu bâbta var mı bilgin?)
Dedi ki: (Bilmiyorum,
ne gün gelir son nefes?
Esâsen
hiçbir kimse, bunu kesin bilemez.)
Buyurdu:
(Bilmiyorsun bu vaktin zamânını.
Ne için
anmıyorsun şimdi “Allah” adını?
O “Son
nefes”, belki de bugündür, belki yârın.
Sen şimdi “Allah”
de ki, yârın olmaz fırsatın.)
Yine bir
başkası da, görerek kendisini,
Ricâ etti, bir
miktar nasîhat etmesini.
Buyurdu ki:
(Dünyâda, istediğin şeyi yap.
Ve lâkin
herbirine, hazırla birer cevap.
Her ne yapsan,
melekler yazıyor birer birer.
Mahşere
geldiğinde, sana arz edilirler.
Ve hattâ ey
kardeşim, şunu bil ki muhakkak,
Seni, günâh
işlerken görüyor cenâb-ı Hak.
Kalbinden
geçirdiğin şeyleri de pek âlâ,
En gizlisine
kadar biliyor Hak teâlâ.
Harâm “Ateş”
gibidir, günâha olma yakın.
Aksi hâlde,
pişmânlık çok olur sana yârın.
Hakîkî dost “Allah”tır,
unutma O’nu bir an.
Ve şiddetle
hazer et her günâh ve harâmdan.)
Bir gün de
buyurdu ki: (Rabbimiz, birçok sebep,
Halk edip,
onlar ile yaratır işleri hep.
Kim, kavuşmak
isterse herhangi dileğine,
Allahü
teâlânın, uyar bu âdetine.
Yâni “Para
kazanmak” istiyorsa kim şâyet,
Elbet yapar o
kimse bir "san’at" ve "ticâret".
Bunun gibi
yemek yer, olunca bir kimse aç.
“Hasta” da,
bir "Tâbib"e koşar ve alır ilâç.
İlâcı, bir
câhilden alır ise o şâyet,
Şifâ bulmaz ve
ölür o kimse en nihâyet.
Öğrenmek
isteyen de, dînini, îmânını,
Bir "islâm
âlimi"nin okur kitaplarını.
Buda, câhil
birinin, bir bid’at sâhibinin,
Kitâbını
okuyup öğrenirse eğer din,
Dîni de, îmânı
da bozulur bu sebepten.
"Ebedî
felâket"e mâruz kalır o hepten.
Bir islâm
âliminin kitâbını okumak,
Seâdete
erdirir, hem de sonsuz olarak.)
|