ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - İMÂNLA GİTMEK İÇİN

ÖLÜMÜ UNUTMAYIN!

 

"Selâhaddîn Uşâkî", buyurdu ki: (Ey insan!

Rabbin feyiz nîmeti, geliyor sana her an.

 

Dinli dinsiz herkese, bilcümle mahlûkâta,

Geliyor bu feyizler, bilmese de o hattâ.

 

Zîrâ her hücremizi, O çalıştırmaktadır.

İbâdetin özü de O’nu unutmamaktır.

 

Eskiden müslümânlar, "Günâh"tan korkuyordu.

"Harâm" işlememeğe çok dikkat ediyordu.

 

Şimdi ise, her yerde “Küfür” tehlikesi var.

Harâmlar, hüner gibi işleniyor âşikâr.

 

Hâlbuki bir harâma “Ne güzel!” derse insan,

Mâzallah "kâfir" olur böyle söylediği an.

 

Bir “Allah adamı”na kavuşup, onu sevmek,

Çok büyük bir nîmettir, herkese verilmez pek.)

 

Başka bir gün, methini yaptılar bir kişinin.

Buyurdu ki: (Kalbinde ne vardır ölüm için?)

 

Dediler ki: (Ölümden, bahsetmez hiç o kimse.)

Buyurdu: (İyi adam değildir öyle ise.)

 

Bir gün, Resûlullaha sordu biri Ensâr’dan:

(En akıllı kimlerdir acabâ insanlardan?)

 

Buyurdu ki: (Ölümü, en çok yâd edenlerdir.

Ve hazırlık yapmakta, acele edenlerdir.)

 

Bir velî buyurdu ki: (Kalbim sıkıldığında,

Ölümü hatırlayıp, râhatlarım ânında.)

 

Ömer bin Abdülazîz, toplayıp âlimleri,

Ölüm ve âhiretten bahsederdi ekserî.

 

O kadar ağlardı ki sonra da kederinden,

Cenâze çıkmış” gibi olurdu evlerinden.

 

Hasan-ı Basrî dahî, otursaydı bir yere,

"Ölüm" ve "âhiret"ten bahsederdi ilk kere.

 

Hazret-i Âişe’ye suâl etti bir hanım.

Dedi ki: (Kalbim katı, acabâ ne yapayım?)

 

(Ölümü çok hâtırla, yumuşar) dedi ona.

Dediği gibi yapıp, kavuştu murâdına.

 

Rebî bin Heysem dahî, bir mezâr kazdı evde.

Çoğu vakitlerini geçirirdi o yerde.

 

Derdi ki: (Az bir zaman, unutsam ölümü ben,

Kalbimin karardığı, belli olur hâlimden.)

 

Ömer bin Abdülazîz buyurdu ki bir zâta:

(Ölümü düşünürsen, kavuşursun râhata.)

 

Resûlullah, gördü ki bir gurup insanları,

Yüksek sesle gülerek geçiyor zamanları.

 

Yaklaşıp buyurdu ki: (Siz, bu toplantınızda,

Lezzetleri yıkanı hâtırlayın biraz da.)

 

(O nedir ki?) deyince, buyurdu ki: (Ölüm’dür.

O, bütün lezzetleri temelinden götürür.)

 

Allahü teâlâdan korkarak, her bir işte,

İslâma uyulursa, “Üstünlük” budur işte.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan