ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

33 - İMÂNLA GİTMEK İÇİN

İMÂNLA GİTMEK İÇİN

 

"Pîr Alî Aksarâyî", âlim ve evliyâdır.

Kalpleri aydınlatan nasîhatları vardır.

 

Ona bir gün sordular: (Âhirette, azâba,

Dûçâr olmamak için, ne yapmalı acabâ?)

 

Buyurdu ki: (Dünyâda kurmayın "uzun emel".

Çünkü hep yaklaşıyor arkadan size "Ecel".

 

Böyle hep ilel ebed sürmiyecek bu ömür.

Öyle ise “Ölüm”ü eyleyin çok tefekkür.

 

Şu anda vâki olsa şiddetli bir zelzele,

Hepimiz ölürüz de, sağ kalmaz bir fert bile.

 

Ne kadar çok olsa da para pul, tapu senet,

Hiçbirinin, orada faydası olmaz elbet.

 

Kim yaptıysa dünyâda İyi iş, güzel amel,

Âhiretteki hâli, olur iyi, mükemmel.)

 

Biri sordu: (Efendim, îmân ile dünyâdan,

Gitmek için, acabâ ne yapmalı müslümân?).

 

Buyurdu: (Bunun yolu, en son “Allah” demektir.

Son söz “Allah” olmazsa, o zaman felâkettir).

 

Adam bunu öğrenip, gidiyorken evine,

Çağırdı o kimseyi yanına tekrar yine.

 

Buyurdu ki: (Peki sen, öğrendin cevâbını.

Ne zaman diyeceksin bu “Allah” kelâmını?)

 

Dedi: (Ömrüm bitip de, son nefesim gelince,

Her şeyi bırakarak, “Allah” derim hemence.)

 

Buyurdu ki: (Evlâdım, ne zamandır son nefes?)

Dedi ki: (Allah bilir, başka kimse bilemez.)

 

Buyurdu: (Şu anda da gelebilir mi yâni?)

Dedi: (Hiç belli olmaz, bâzan da gelir âni.)

 

Buyurdu ki: (Son nefes belli değil diyorsun.

Niçin “Allah” demeyi, sona bırakıyorsun?

 

Bugün, hattâ şu anda, an Rabbinin adını.

Belki ölebilirsin, ne beklersin yârını?

 

Ecel, öyle âniden gelebilir ki evlât,

Bir kez “Allah” demeye, bulunmaz belki fırsat.

 

Öyleyse sen şimdiden, başla “Allah” demeye.

Belki olmaz zamânın, son anda söylemeye.)

 

Bir gün de buyurdu ki: (Bu dünyâ, "iş" yeridir.

Ücret alınacak yer, elbette "Âhiret"tir.

 

Sâlih, iyi işleri yapmaya uğraşınız.

Allahın beğendiği amelleri yapınız.

 

Bu ameller içinde en üstünü, “Namâz”dır.

Namâz, dînin direği, mü’minin mîrâcıdır.

 

Namâzı, doğru dürüst kılarsa eğer insan,

Kurtulur tamâmiyle her günâh ve harâmdan.

 

Mü’minûn sûresinin başındaki âyette,

Buyuruldu: (Mü’minler, kurtulacak elbette.)

 

Âyetin devâmında, şöyle buyurmaktadır:

(Onlar, namâzlarını huşûyla kılanlardır.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan