ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

32 - AKLA UYMAK

HARÂM, ATEŞ GİBİDİR

 

"Muhibbullah Mankpûrî", âlim ve velî bir zât.

Bir gün, genç bir mü'mine şöyle etti nasîhat:

 

(Bu “Dünyâ”da ne kadar kalacaksan sen eğer,

Buna, o kadar çalış ve o kadar ver değer.

 

Âhiret”te ne kadar kalacak isen şâyet,

Ona da öyle çalış, o kadar eyle rağbet.

 

Cehennem”e ne kadar dayanabiliyorsan,

O kadar günâh işle, olursun yoksa pişmân.)

 

Yine genç bir müslümân, gelerek bu Velî'ye,

Ricâ etti: (Bana bir nasîhat edin) diye.

 

Buyurdu: (Öyle kaç ki her işinde "günâh"tan,

Görmesin Hak teâlâ günâhta seni bir an.

 

Öyle sıkı sarıl ki dîne her âzan ile,

Seni, tâat dışında görmesin bir an bile.

 

Öyle hayâ eyle ki Allahü teâlâdan,

Hiç mahcup olmıyasın O’na vardığın zaman.

 

Mümkün olduğu kadar oruçlu ol ki, yârın,

Ecelin geldiğinde, “Ölüm” olsun iftârın.

 

Günâh ve kusûrunu çoğaltma ki bu günde,

Korkuya düşmiyesin yârın Mîzân önünde.

 

Bu dünyâ, âhirete giden bir “Yol” gibidir.

Gece gündüz, bu yolda birer “Konak” yeridir.

 

Çıkmışız herbirimiz bu "sonsuz yolculuğa".

Elbette ihtiyâç var azık ile yolluğa.

 

Âhiret yolculuğu, bitecek bugün, yârın.

"Ecel" âni geliyor, gaflete dalma sakın.

 

Kim, dünyâda korkarsa Allahın azâbından,

O, her bir arzusuna kavuşur yorulmadan.

 

Ve her kimin, çok ise istek ve arzuları,

Onu bekler dünyânın türlü sıkıntıları.

 

Rabbin râzı olduğu meşgûliyet var ise,

En büyük sermâyenin sâhibidir o kimse.

 

Kabirdeki mevtâlar, yapar ki şu hesâbı:

(Âh, kıyâmet kopsa da, bitse kabir azâbı.)

 

Öyle pişmândırlar ki şu anda cümle mevtâ,

Derler ki: (Âh şu anda, bulunsaydık hayatta.

 

Başımızı, secdeden kaldırmazdık Vallahi.

Dünyâdaki insanlar, bilseler bunu bâri.)

 

Onların feryâdını, duyar cümle mahlûkât.

Sırf yaşıyan insanlar duymazlar onu fakat.

 

Ne acı gerçektir ki, bunlar dahî ölürler.

O fecî pişmânlığa bunlar da gömülürler.

 

Eğer düşünselerdi bu hâli ihlâs ile,

Hiç işliyemezlerdi bir günâhı az bile.

 

İşte ey kardeşlerim, pişmân olmamak için,

Bu ömür fırsatını iyi değerlendirin.

 

Harâm “Ateş” demektir, yapmayın günâh işi.

İnsanları bekliyor Cehennemin ateşi.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan