|
32
- AKLA UYMAK
AKLA UYMAK
"Abdülmecid
Şirvânî", büyük islâm âlimi.
İlmi ile,
islâma hizmet etti dâimî.
Bir gün de
buyurdu ki: (Elbette cenâb-ı Hak,
Bu kısacık
hayatta ihlâsla yapılacak,
Hayırlı
amellerle işlere, âhirette,
Nîmetler
verecektir ebediyyen Cennette.
Sevgili
Habîbine uymıyanlara dahî,
Cehennemde,
azâblar yapacaktır ebedî.
Nitekim Hak
teâlâ buyurdu ki meâlen:
(Resûlüme
inanıp, bana ibâdet eden,
Yâni
islâmiyyete tam tâbi olanlara,
Vâdettiği
nîmeti verecek Hak teâlâ.
Îmânsızları
ise, Cehenneme koyarak,
Çok azâb
yapacaktır hem de sonsuz olarak.
Kendisini,
herkesten kıymetli, üstün gören,
Bu azgın
kâfirleri, o zaman Cehennemden,
Kurtaracak,
yardımcı kimse olmıyacaktır.
Ve onlar,
ebediyyen ateşte yanacaktır.)
Allah, niçin
onlar sonsuz azâb yapacak?
Bunu, Hak
teâlânın kendisi bilir ancak.
İnsanın kısa
aklı, bunu hiç anlıyamaz.
Çünkü bu
yüksek ilme, insan aklı varamaz.
Bir islâm
âlimimiz, bu hususta şöyle der:
(Bunlar,
sonsuz olarak yaşasalardı eğer,
Yine Hak
teâlâya, inanmıyacaklardı.
Yâni sonsuz
olarak, kâfir kalacaklardı.
Sonsuz
olacağından küfürleri bunların,
Ebedî
olacaktır azâbları da yârın.)
Velhâsıl
dînimizin bütün hükümlerini,
Yâni Hak
teâlânın her emir ve nehyini,
Akla uydurmaya
ve beğendirmeye kalkmak,
Anlamamak
demektir Peygamberliği ancak.
Çünkü "his
organları", aklın idrâk ettiği,
Şeyleri,
anlamaktan âciz olduğu gibi,
"Akıl"
da, peygamberlik makâmında bilinen,
Anlaşılan
şeyleri, anlıyamaz katiyyen.
Akla
danışmaksızın inanmak, çıkar yoldur.
Ve böyle
inanmaktan, başka da çâre yoktur.
Aklın
anlamadığı şeyler çoktur islâmda.
Ama "akla
uymayan" hiçbir şey yoktur onda.
Yâni nakil
yoluyla anlaşılan bilgiler,
Allahın
sevdiği ve beğenmediği şeyler,
Hattâ Hak
teâlâya ibâdet şekilleri,
Nakil yoluyla
gelen, âhiret bilgileri,
Anlaşılabilseydi "akıl yolu"yla eğer,
Hiç
gönderilmez idi binlerce "Peygamberler".
Yâni lüzum
kalmazdı onların gelmesine.
Hattâ "Kitaplar"a
da gerek kalmazdı yine.
Herkes,
"aklına göre" doğru yolu bulurdu.
Onlar, -hâşâ-
boş yere gönderilmiş olurdu.)
|