|
31
- NEFS YARATILMASAYDI...
KÖTÜ ARKADAŞ
"Abdurrahman
Bursavî", büyük islâm âlimi.
İlmi ile,
islâma hizmet etti dâimî.
O bir gün
buyurdu ki: (Anne baba, ilk önce,
Evlâdına “İslâm”ı
öğretmeli güzelce.
Bu, ilk
vazîfesidir her anne ve babanın.
Ve onların
üstünde, hakkıdır her evlâdın.
Zîrâ bir
hadîsinde buyurdu ki o Server:
(Âile
efrâdının haklarını, kim eğer,
Yerine
getirmezse, onun kıldığı namâz,
Ve tuttuğu
orucu, indallah kabûl olmaz.)
Büyük islâm
âlimi “Gazâlî” de, bu bâbta,
Şöyle
buyurmaktadır yazdığı bir kitapta:
(Kadınların
kızların, ince dar, süslü renkli,
Şeylerle
örtünerek, gezmemesi gerekli.
Bu şekilde
gezenler, günâha girer bundan.
Hem ayrıca,
oların başlarında bulunan,
Baba zevc,
amca dayı, yâhut büyük birâder,
Hangisinin, bu
hâle rızâsı varsa eğer,
Bu dahî, ortak
olur bu günâh ve isyânda.
Yâni günâh,
ona da yazılır aynı anda.
Zîrâ buyuruyor
ki Peygamber Efendimiz:
(Çoluk
çocuğunuza, islâmı öğretiniz.
Yoksa,
sıkıntısını çekersiniz berâber.
Yâni emr-i
mârufu bırakırsanız eğer,
Musallat
olur size en fenâ olanınız.
Hem de,
Allah indinde kabûl olmaz duânız.)
Yine
buyurdular ki bir hadîste o Server:
(Bütün
ibâdetlerden kazanılan ecirler,
Azdır, Allah
yolunda "Gazâ"nın sevâbından.
Hattâ damla
gibidir, bu, denize nazaran.
Gazânın sevâbı
da, “Emr-i mâruf” yanında,
"Bir damla su"
gibidir, deryâlar meyânında).
Evlât, anne
babanın elinde emânettir.
Kalpleri, çok
kıymetli birer “Cevher” gibidir.
Her şekli
alabilir, yumuşak “Mum” misâli.
Küçükken,
hiçbir şekle girmemiştir tabii.
Hattâ, temiz
bir “Toprak” gibidir ki, velhâsıl,
Ne tohum
ekilirse, o meyve olur hâsıl.
Çocuklara, "îmân"
ve "Kur’ân"ın esâslârı,
Allahü
teâlânın emir ve yasakları,
Öğretilip,
yapmaya alışırlarsa eğer,
Dünyâ ve
âhirette, seâdete ererler.
Onları
yetiştiren anne ve babası da,
Bu
seâdetlerinde, "ortak" olur aslında.
Eğer bu
çocuklara, öğretilmezse bunlar,
Dünyâ ve
âhirette gâyet mutsuz olurlar.
Hattâ,
yapacakları her bir fenâlığın da,
Günâhı,
bunlara da yazılır aynı anda.
Öyleyse anne
baba, her şeyden daha evvel,
Evlâdına, “İslâm”ı
öğretmeli mükemmel.)
|