|
31
- NEFS YARATILMASAYDI...
NEFS YARATILMASAYDI...
"Ahmet
Mekkî Efendi", ilimde deryâ idi.
Hem dahî
tasavvufta, büyük evliyâ idi.
Nefsin
kötülüğünü bir derste anlatırken,
Suâl etti
birisi dinliyenler içinden.
Dedi ki: (Hak
teâlâ, yaratmasaydı nefsi,
Şerrinden
kurtulurdu insanların cümlesi.
Ve herkes,
hep hayırlı işlerde bulunurdu.
Böylelikle
insanlar, hep Cennetlik olurdu.)
Ona cevap
olarak, dedi ki: (Kardeşim, bak.
Rabbimizin her
işi hikmetlidir muhakkak.
Meselâ Hak
teâlâ, “Su” yu halk eylemiştir.
Suyun
faydalarını saymak mümkün değildir.
İnsanlar ve
hayvanlar, hattâ bütün nebâtât,
Su ile
yaşıyorlar, olamaz susuz hayat.
Temizlik
yapmak için, hem de yemek ve ilâç,
Yapmak için de
yine, "Su", büyük bir ihtiyâç.
Ama bunun
yanında, zararları da vardır.
Denizlerde,
bir nice insan boğulmaktadır.
Nitekim
yağmurlardan biriken “Sel” suları,
Yıkıp, harâb
ediyor köy ve kasabaları.
Ve yine bunun
gibi, “Soğuk su” içen insan,
Hasta
olabiliyor, terliyse hele o an.
“Ateş”
de, insanlara nice fayda sağlıyor.
Onunla yemek
pişip, kışın ısınılıyor.
Ama bunun
yanında, zararları da vardır.
İçine
düşenleri meselâ yakmaktadır.
Yine “Elektrik”
de, çok işlere yarıyor.
Onunla
makinalar, âletler çalışıyor.
Ama zararları
da, pek çok görülmektedir.
Nitekim
çarptığını, hemen öldürmektedir.
“İlâçlar”
da, dertlere devâ olduğu hâlde,
Fazla alınır
ise, zarardır fevkalâde.
Nitekim “Ekmek”
bile, normalden fazla şâyet,
Yenilirse, o
zaman zararlı olur elbet.
İşte “Nefsimiz”
dahî, aynen bunlar gibidir.
Yâni nefs, hem
zararlı, hem de fâidelidir.
İnsanın
yaşaması ve hattâ üremesi,
Gibi sebepler
ile yarattı Allah nefsi.
Dünyâ için
çalışıp, geçimini sağlamak,
Yine âhiret
için çalışıp, sevap almak,
Dînini,
nâmusunu koruyabilmek için,
"Nefs",
lâzımdır insana, doğrusu budur işin.
Fakat nefsin,
zararlı, kötü isteklerine,
Gem vurup,
mâni olmak lâzımdır elbet yine.
Nefsin bu
istekleri engellenirse eğer,
Ulvî
mertebelere yükselir o kimseler.
Hattâ nefse
uymamak sâyesinde bir insan,
“Melek”
mertebesine erişebilir bâzan.)
|