ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

29 - FEYZ NASIL ALINIR ?

KAFİRLER VE MÜRTEDLER

 

"Hasan Hilmi Efendi", gönül ehli biriydi.

Nasîhati, herkese pek çok fâideliydi.

 

O, bir gün buyurdu ki: (Bir müslümân, ilk önce,

"Îmân bilgileri"ni öğrenmeli güzelce.

 

Çünkü sonsuz olarak seâdete kavuşmak,

Doğru bir îmân ile mümkündün bu gün ancak.

 

Kalpte "doğru îmân"ın olduğuna alâmet,

Kâfirleri sevmeyip, etmemektir muhabbet.

 

Pek merhametli iken o Hüdânın Habîbi,

İslâm düşmânlarıyla dövüştü arslan gibi.

 

Şöyle emretmişti ki Rabbimiz zîrâ ona:

(Cihâd et, sertlik göster islâm düşmânlarına!)

 

Demek bu düşmânlara, yüz vermemek gerektir.

Onlara sert davranmak, huluk-i azîmdendir.

 

"Küfür", tahkîr edilir, verilmezse hiç kıymet,

Bunun mukâbilinde yücelir "İslâmiyyet".

 

Ve eğer verilirse "Küfr"e kıymet ve değer,

Tahkîr edilmiş olur müslümânlar bu sefer.

 

Velhâsıl Hak teâlâ, o kâfirler hakkında,

Düşmânı” olduğunu bildirdi Kitâbında.

 

Hattâ o müşriklerin, kendi Habîbinin de,

Düşmânı olduğunu bildirdi bir yerinde.

 

Öyle ise, onları sevmek, hele kaynaşmak,

Kulu, Hak teâlâdan uzaklaştırır ancak.

 

Dahası, o mü’mini, Server-i kâinâta,

Düşmân olmaya kadar sürükler bu iş hattâ.

 

O kimse, kendisini bir “Müslümân” zanneder.

Kelime-i tevhîdi söyler ve inandım der.

 

Namâz kılar ve hattâ yapar her ibâdeti.

Ama olmaz bunların ona bir menfaati.

 

Çünkü onun bu çirkin küfür hâlleri ile,

Îmânı gitmiştir de haberi yoktur bile.

 

Kâfirler, dînimizin hep aleyhindedirler.

(Zamâna, asra fenne uymuyor, zıddır) derler.

 

Hep alaya alırlar yüce islâm dînini.

Ve aşağı görürler nice hâlis mü’mini.

 

(Gericiliktir) derler onlar islâm dînine.

"Gerici" damgasını vururlar her mü’mine.

 

Îmânsızlığı ise, meth-ü senâ ederler.

(Asrîlik, münevverlik ve aydınlık yol) derler.

 

"Mürted"lere gelince, müslümân çocuğudur.

Ama, müslümânlıkla alâkaları yoktur.

 

Hiçbir din kitâbını okumadıklarından,

Okumuş olsalar da, anlamadıklarından,

 

Yalnız kavuşmak için bir lutfa, dünyâlığa,

Kapılmış olmak için yâhut bir akıntıya,

 

İslâmdan yüz çeviren ve beğenmiyenlerdir.

Ve (İslâm, terakkîye mânidir) diyenlerdir.

 

Bir dünyâ menfaati uğruna, bu kişiler,

Ebedî seâdetten mahrum, nasipsizdirler.

 

"Münâfık" ve "mürted"ler, Cehennem ateşinin,

En şiddetli yerinde yanarlar bunun için.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan