ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

29 - FEYZ NASIL ALINIR ?

DÎNİ NASIL ÖĞRENMELİ?

 

"Pîr Ahmet Erzincânî", âlim ve velî bir zât.

Verirdi insanlara çok ibretli nasîhat.

 

Böyle ilim sâhibi, nâdir idi devrinde.

Fetvâ ehli kişiydi, söz sâhibiydi dinde.

 

Biri suâl etti ki: (Efendim, bizler bugün,

Bizzât hadîslerini okuyarak Resûl’ün,

 

İlâç yapsak ne olur hasta kalplerimize?

O Server’in her sözü, şifâ değil mi bize?)

 

Buyurdu: (Böyle yapmak, elbette zararlıdır.

Çünkü "kalp hastalığı" her insanda ayrıdır.

 

Resûlullah, sâdece kalp hastalığı değil,

Her hususta, bizlere olmuştur rehber, delîl.

 

Fertlere, âileye, hattâ cem’iyyetlere,

Mîrâs hesaplarıyle, türlü meselelere,

 

Âit olan binlerce, yüzbinlerce bilgiyi,

Söyleyip, hâlletmiştir her türlü meseleyi.

 

Kalp hastalığımızı, biz pek bilemiyoruz.

Ne ilâç iyi gelir, onu da bilmiyoruz.

 

Yüzbinlerce hadîsten, kendi kalp derdimize,

Uygun ilâç seçmemiz, imkânsız gibi bize.

 

Evliyâlar”, kalp ve rûh mütehassıslarıdır.

Yâni bu ilimlerde ihtisâsları vardır.

 

Herkesin bünyesine ve kalp hastalığına,

Ve hattâ o zamânın zulmet ve fesâdına,

 

En uygun ilâçları seçerek birer birer,

Hastalığına göre, insanlara verirler.

 

Peygamber Efendimiz, dünyâ eczânesine,

Binlerce ilâç yapan “Baş tabîb”tir yegâne.

 

Evliyâ-yı kirâm da, Onun yanında, birer,

Hizmet eden "Yardımcı tabîb"ler gibidirler.

 

Onun hazırladığı ilâçları alarak,

Herkese dağıtırlar dertleri anlıyarak.

 

Biz, hastalığımızı anlamadığımızdan,

Ve ilâçları dahî, tanımadığımızdan,

 

Yüzbinlerce hadîsin içinden, kendimize,

Bir ilâç aramaya kalkarsak derdimize,

 

Allerji” hâsıl olup, hiç fayda göremeyiz.

Hattâ fayda yerine, zarar görebiliriz.

 

(Kim Kur’ân-ı kerîmi, anladığına göre,

Tefsîre kalkışırsa, o kimse düşer küfre.)

 

Bu hadîs-i şerîfi anlamıyan kimseler,

(Herkes, Kur’ân ve hadîs okumalıdır) derler.

 

Hâlbuki ehli sünnet denilen âlimlerin,

Kitâbını okuyan, küfürden olur emîn.

 

Ehli sünnet”, Kur’ân ve hadîslerin yoludur.

Bu da, yollar içinde, en iyi, en doğrudur.

 

Âlimler, işbu yolu, sahâbeden aldılar.

Ve o büyük zâtların yoluna sarıldılar.

 

Yâni "Ehli sünnet"ten her kim ayrılır ise,

Kur’ân, hadîs yolundan ayrılmıştır o kimse.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan