|
29
-
FEYZ
NASIL ALINIR ?
FEYZ NASIL ALINIR?
"Abdurrahmân
Tâhî", büyük islâm âlimi.
İslâma, ilmi
ile hizmet etti dâimî.
Bıkmadan ders
okuttu, verdi vâz-ü nasîhat.
Hep bu yolda
çalışıp, şehîden etti vefât.
Bir gün
buyurmuştu ki: (Bilcümle seâdetler,
O Resûlün
mübârek kalbinden neş’et eder.
Eshâb, Ondan
alarak “İbâdet bilgisi”ni,
Tâbiîn-i
kirâma bildirdiler hepsini.
Fıkıh
kitaplarını yazarak Tâbiîn de,
Çok şerefli
bir hizmet yapmışlardır bu dinde.
Sonra gelen
mü’minler, "Dînî bilgileri"ni,
Fıkıh
kitaplarından aldılar her birini.
“Kalp
bilgileri”ni de, yüzlerce evliyâlar,
Resûlullah'tan
alıp, her tarafa yaydılar.
Yâni
Resûlullahın kalbinden saçılan nûr,
"Allah
adamları"nın kalplerinde bulunur.
O nûrlara
kavuşmak isterse biri şâyet,
Bir “Allah
adamı”nı sevmelidir begâyet.
(Ben, dînî
bilgileri, doğruca o Resûl’ün,
Sözlerinden
alırım) der ise biri
bugün,
Hadîs-i
şerîfleri, yanlış, ters anlıyarak,
Şeytânın
tuzağına düşer ve olur helâk.
(Ben, kalp
bilgilerini, doğruca o Resûl’ün,
Kalbinden
alacağım) diyen de varsa
bugün,
O da, nefs ve
şeytânın düşerek tuzağına,
Zarar gelir
muhakkak doğru îtikâdına.
Çünkü fıkıh
bilgisi öğrenmek istiyenin,
"Ehli
sünnet" denilen islâm âlimlerinin,
Ya kendi
sözlerine başvurmalıdır bizzât.
Yâhut
kitaplarına etmelidir mürâcât.
"Kalp
bilgileri" dahî, büyük evliyâların,
Kalplerinden
alınır hayatta olanların.
Vefât
edenlerin de, rûhlarından alınır.
Çünkü bunun
menba’ı, onların rûhlarıdır.
Zîrâ din
âlimleri, müctehidler, velîler,
Bu bapta,
aynen böyle beyân etmektedirler.
(Talebesi
içinde âlim, haddi zâtında,
Bir
Peygamber gibidir eshâbı arasında.)
(Nasıl ki bir
menba’ı var ise her bir şeyin,
Takvâ'nın
menba’ı da, kalbidir âriflerin.)
Yine (Fıkıh
dersinde bulunmak az bir müddet,
Bir sene
ibâdetten fazîletlidir elbet.)
Bunlar,
Resûlullahın hadîs-i şerîfidir.
Bu
yazdıklarımıza, sağlam birer delîldir.
Hak teâlâ bu
dîni, tâ kıyâmete kadar,
Devâm
edeceğini vâdetti aynı karar.
Korumak
maksadıyle fıkıh bilgilerini,
Yarattı
rahmetiyle “Osmânlı devleti”ni.
Kalp
bilgilerinin de muhâfazası için,
“Evliyâ”yı
yarattı, doğrusu budur işin.
Lâkin islâm
dîninin düşmânı ingilizler,
Bu iki
muhâfızı sinsice yok ettiler.
Yeniden
muhâfızlar Rabbimiz halk ediyor.
Çok şükür,
islâmiyyet gün be gün ilerliyor.)
|