|
28
-
FEYZ'İN YOLU, SEVGİDİR
BU
NASIL OLUR ?
"Ebû Müslim
Havlânî", âlim ve velî bir zât.
Verirdi
insanlara hep öğüt ve nasîhat.
Bu zât
buyuruyor ki: (Büyük evliyâları,
Tanıyıp
sevebilmek, herkesin değil kârı.
Büyük islâm
sultânı Mahmûd-i Gaznevî Hân,
Harkan
vilâyetine yakın geldiği zaman,
Orada, “Ebül
Hasan Harkânî” diye bir zât,
Vardı ki,
ziyârete gitmişti Ona bizzât.
Harkânî
hazretleri, Mahmûd-i Gaznevî'ye,
Hocasından
bahsetti (Çok büyük zâttı) diye.
(Üstâdım
Bâyezid-i Bistâmî, ayrıyeten,
Öyle kâmil
bir velî idi ki hakîkaten,
Onu bir
defâ gören, küfür'den kurtularak,
Îmân ve
hidâyete kavuşurdu muhakkak.)
Bu, Mahmud
Gaznevî’ye mübâlâ geldi biraz.
Bu sözü
beğenmeyip, bir suâl eyledi arz.
Dedi ki:
(Anlamadım bunu yâ Ebel Hasen!
Nasıl böyle
söylersin "Bâyezid" hakkında sen?
Zîrâ "Resûlullah"ı
gördü nice kâfirler.
Yine de îmân
ile şereflenemediler.
Bâhusus "Ebû
Cehil" ve yine "Ebû Leheb",
Bunlar,
Resûlullah'ı sık sık görürlerdi hep.
Bunlar
gelemedi de îmân ve hidâyete,
"Bâyezid"i
gören mi erecek bu devlete?
Senin üstâdın
olan Bâyezid-i Bistâmî,
"Server-i
kâinât"tan yüksek mi daha yâni?
O Resûl'ü
görenler, kurtulmadı küfürden,
Nasıl
kurtulurlar ki bir defâ Onu gören?)
Dinledi Ebül
Hasen sultânın bu sözünü.
Dedi: (Onlar,
görmedi "Allahın Resûlü"nü.
Yâni "Ebû
Cehil" ve onun gibi çok ahmak,
Onu
göremediler bir "Peygamber" olarak.
Anlamadıklarından Peygamber olduğunu,
Yalnız görmüş
oldular “Abdullahın oğlu”nu.
Yâhut “Ebû
Tâlib’in yetîmidir” diyerek,
Bakıp ve
aldandılar Peygamber bilmiyerek.
Onlar, “Baş
gözü” ile O’na baktı yalnızca.
Bu yüzden
aldandılar “Kalp ile” bakmayınca.
"Sıddîk-ı
ekber" gibi, onlar da, inanarak,
Görmüş olsalar
idi bir "Peygamber" olarak,
Onlar da, Onun
gibi îmâna gelirlerdi.
Onun gibi
yükselip, kemâle ererlerdi.
A’râf
sûresinde de Hak teâlâ, meâlen,
Şöyle
buyurmaktadır Habîbine hitâben:
(Sana
baktıklarını görürsün çok kimsenin.
Fakat,
üstünlüğünü görmezler onlar senin.)
Hükümdâr, bu
cevâbı dinleyince dikkatle,
Pek hoşuna
gitti ve memnûn oldu gâyetle.
Silindi
kalbindeki o îtirâz ve inât.
Dedi: (Eder
misiniz bana biraz nasîhat.)
Buyurdu ki: (Günâhtan
geri çek her âzânı.
Kıl her gün
cemâatle beş vakit namâzını.
Cömert ol,
ver dâimâ ihtiyâcı olana.
Acı ve
şefkatli ol Allahın kullarına.)
|