ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

28 - FEYZ'İN YOLU, SEVGİDİR

BU NASIL OLUR ?

 

"Ebû Müslim Havlânî", âlim ve velî bir zât.

Verirdi insanlara hep öğüt ve nasîhat.

 

Bu zât buyuruyor ki: (Büyük evliyâları,

Tanıyıp sevebilmek, herkesin değil kârı.

 

Büyük islâm sultânı Mahmûd-i Gaznevî Hân,

Harkan vilâyetine yakın geldiği zaman,

 

Orada, “Ebül Hasan Harkânî” diye bir zât,

Vardı ki, ziyârete gitmişti Ona bizzât.

 

Harkânî hazretleri, Mahmûd-i Gaznevî'ye,

Hocasından bahsetti (Çok büyük zâttı) diye.

 

(Üstâdım Bâyezid-i Bistâmî, ayrıyeten,

Öyle kâmil bir velî idi ki hakîkaten,

 

Onu bir defâ gören, küfür'den kurtularak,

Îmân ve hidâyete kavuşurdu muhakkak.)

 

Bu, Mahmud Gaznevî’ye mübâlâ geldi biraz.

Bu sözü beğenmeyip, bir suâl eyledi arz.

 

Dedi ki: (Anlamadım bunu yâ Ebel Hasen!

Nasıl böyle söylersin "Bâyezid" hakkında sen?

 

Zîrâ "Resûlullah"ı gördü nice kâfirler.

Yine de îmân ile şereflenemediler.

 

Bâhusus "Ebû Cehil" ve yine "Ebû Leheb",

Bunlar, Resûlullah'ı sık sık görürlerdi hep.

 

Bunlar gelemedi de îmân ve hidâyete,

"Bâyezid"i gören mi erecek bu devlete?

 

Senin üstâdın olan Bâyezid-i Bistâmî,

"Server-i kâinât"tan yüksek mi daha yâni?

 

O Resûl'ü görenler, kurtulmadı küfürden,

Nasıl kurtulurlar ki bir defâ Onu gören?)

 

Dinledi Ebül Hasen sultânın bu sözünü.

Dedi: (Onlar, görmedi "Allahın Resûlü"nü.

 

Yâni "Ebû Cehil" ve onun gibi çok ahmak,

Onu göremediler bir "Peygamber" olarak.

 

Anlamadıklarından Peygamber olduğunu,

Yalnız görmüş oldular “Abdullahın oğlu”nu.

 

Yâhut “Ebû Tâlib’in yetîmidir” diyerek,

Bakıp ve aldandılar Peygamber bilmiyerek.

 

Onlar, “Baş gözü” ile O’na baktı yalnızca.

Bu yüzden aldandılar “Kalp ile” bakmayınca.

 

"Sıddîk-ı ekber" gibi, onlar da, inanarak,

Görmüş olsalar idi bir "Peygamber" olarak,

 

Onlar da, Onun gibi îmâna gelirlerdi.

Onun gibi yükselip, kemâle ererlerdi.

 

A’râf sûresinde de Hak teâlâ, meâlen,

Şöyle buyurmaktadır Habîbine hitâben:

 

(Sana baktıklarını görürsün çok kimsenin.

Fakat, üstünlüğünü görmezler onlar senin.)

 

Hükümdâr, bu cevâbı dinleyince dikkatle,

Pek hoşuna gitti ve memnûn oldu gâyetle.

 

Silindi kalbindeki o îtirâz ve inât.

Dedi: (Eder misiniz bana biraz nasîhat.)

 

Buyurdu ki: (Günâhtan geri çek her âzânı.

Kıl her gün cemâatle beş vakit namâzını.

 

Cömert ol, ver dâimâ ihtiyâcı olana.

Acı ve şefkatli ol Allahın kullarına.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan