|
28
-
FEYZ'İN YOLU, SEVGİDİR
FEYZ'İN YOLU, SEVGİDİR
"Abdülhakîm
Arvâsî", büyük islâm âlimi.
İlmi ile,
islâma hizmet etti dâimî.
O, bir gün
buyurdu ki: (Bilcümle feyizlerin,
Tek kaynağı,
mübârek "Kalbidir o Server"in.
Yâni Onun
kalbinden fışkıran bütün "Nûr"lar,
Evliyânın
kalbinden, cihâna yayılırlar.
"Güneş"in
karşısına, bir “Ayna” koymuş olsak.
Bunun da
karşısına, başka bir ayna koysak.
Bunun
karşısına da, yine bir üçüncüyü,
Bunun da
karşısına koysak bir dördüncüyü,
Böylece,
otuzuncu aynaya bakınca biz,
“Güneş”i,
bu aynada aynen görebiliriz.
Sebebine
gelince, aradaki aynalar,
Güneşi,
birbirine gösterip yansıtırlar.
Bunun gibi,
Eshâbın hepsinin nûrlu kalbi,
Cilâlanıp,
olmuştu parlak bir "Ayna" gibi.
Çünkü
Resûlullahı gördü o bahtiyârlar.
Onun nûru
yüzünü görüp âşık oldular.
Onun güzel
ahlâkı ve tatlı sözlerini,
Gördüler,
yaşadılar çok mûcizelerini.
Her işte, Onun
gibi olmaya çalıştılar.
Gönlüne
girmek, için âdetâ yarıştılar.
Ve hattâ o
Server’in bir işâreti ile,
Canlarını
verdiler harplerde seve seve.
Onu iyi
anlayıp, pek ziyâde severek,
Eşsiz
sohbetlerine, her gün devâm ederek,
O mübârek
kalbinden, bol bol "Feyiz" aldılar.
O nûrları,
gençlerin kalplerine yaydılar.
"Nûr"lar,
bu kalplerden de, bu zâtlara bağlanan,
Gençlerin
kalplerine akıp geldi durmadan.
Aynı nûrlar,
böylece, binüçyüz sene kadar,
"Evliyânın
kalbi"nden dolaşıp böyle akar.
Her asırda
bulunan bu "büyük velîler"i,
Seven
kimselerin de, temizlendi kalpleri.
Zîrâ
Resûlullahtan gelen nûr ve feyizler,
Girdikleri
kalpleri temizleyiverirler.
“Muhabbet”
kanalıyla kalplere feyiz gelir.
Muhabbeti çok
olan, daha çok nasiplenir.
Bu nûrları
alarak gönülleri nûrlaşan,
Kalp gözleri
açılıp, bu devlete kavuşan,
Bahtiyâr bir
kimseye, “Velî” denilmektedir.
Velî, Hak
teâlâya gönül vermiş demektir.
Evliyâ-yı
kirâmın büyüklerinden olan,
Hâlis Allah
adamı "Mazhar-ı Cân-ı Cânân",
Şöyle
buyuruyor ki: (Bilcümle kazancıma,
Çok sevgim
sebebiyle vâsıl oldum hocama.
Bütün
seâdetlerin başı ve anahtarı,
Sevmektir
Rabbimizin sevdiği bu zâtları.)
Alî Râmîtenî
de, evliyâlar bâbında,
Şöyle
buyurmaktadır o da bir kitâbında:
(Evliyânın
kalpleri, Hakk’ın nazargâhıdır.
O kalbe kim
girerse, o nazardan pay alır.)
|