ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

27 - DÎNİ NEREDEN ÖĞRENELİM

EVLİYÂNIN KALPLERİ

 

"Abdülbâkî Efendi", âlim ve velî bir zât,

Veriyordu gençlere çok öğüt ve nasîhat.

 

Bir gün, “İhlâs” hakkında buyurdu ki: (Müslümân,

Herşeyi, "Allah için" yapmalıdır her zaman.

 

Bir ihlâs ki, zahmetle, geçici kalbe gelir,

Böyle ihlâs sâhibi kullara “Muhlis” denir.

 

Bu ihlâs, kısa süre, zorlukla hâsıl olur.

Kalpte bir miktar durup, daha sonra kaybolur.

 

Devâmlı mevcut olup, değilse ara ara,

Daha kıymetli olup, “Muhlâs” denir bunlara.

 

"Muhlâs" olan kimseye, tatlı gelir ibâdet.

Günâh ve harâmlarsa, çirkin gelir begâyet.

 

Çünkü nefislerinin arzusu tükenmiştir.

Şeytânın vesvesesi, artık sona ermiştir.

 

İşte böyle "İhlâs"tır insanı kurtaracak.

Bu da, bir evliyânın kalbinden gelir ancak.

 

Şimdi biliyoruz ki, “Ültraviyole” denen,

"Şuâ"lar, mikropları öldürüyor tamâmen.

 

Ve sanatoryumlarda "şuâ" uygulanıyor.

Veremli hastaların tedâvîsi oluyor.

 

Yâni ültraviyole ışın zerrecikleri,

Nasıl temizliyorsa "Veremli" ciğerleri,

 

"Kalp, Gönül" aynasını temizliyen, parlatan,

Kalbi, hastalıklardan kurtaran, aydınlatan,

 

"Şuâlar" da vardır ki, kalplerden akıp gelir.

Bu şuâlara dahî, “Nûr” veyâ “Feyiz” denir.

 

Kalbin hastalığı da, nefse boyun eğerek,

Harâmları beğenip, düşkün olmasıdır pek.

 

Nasıl ültraviyole ışınları, bilhassa,

"Güneş"ten ayrılarak her yere yayılırsa,

 

Nûr ve feyizlerin de saçıldıkları kaynak,

"Evliyâ-yı kirâmın kalpleri"dir muhakkak.

 

Evliyânın kalpleri, ondördüncü “Ay” gibi,

Aldığı feyizleri saçıyor pek tabii.

 

Ay, "Güneş"ten aldığı ışıkları saçıyor.

Böylece dünyâmızı gece aydınlatıyor.

 

Velîlerin kalbi de, "Allahın Habîbi"nden,

Yâni Onun nûr saçan o mübârek kalbinden,

 

Yayılan o nûrlarla feyzleri almaktadır.

Ayna gibi, onları, cihâna yaymaktadır.

 

Lâkin "Evliyâ" öldü, hepsi toprak altında.

Yeri bilinemiyor bugün bulunanın da.

 

Fakat insan ölünce, rûh ölmez, gerçek budur.

Bedenden kurtulunca, daha da kuvvet bulur.

 

"Elektromanyetik dalgalar" heryerde var.

Lâkin olamıyoruz biz onlardan haberdâr.

 

Bunları almak için bir "Alıcı âlet"e,

Meselâ bir “Radyo”ya ihtiyâç var elbette.

 

"Nûr şuâları" dahî, her yerde bulunuyor.

Fakat bunlardan dahî haberimiz olmuyor.

 

İşte bu nûrları da almak için, bir "âlet",

"Alıcı bir kuvvet"e ihtiyâç vardır elbet.

 

Bu alıcı kuvvete, “Kalp” veyâ “Gönül” denir.

Kalbi temiz olanlar, bunları alabilir.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan