|
27
- DÎNİ NEREDEN ÖĞRENELİM
NİÇİN GERİ KALDIK?
"Ahmet
Mekkî Efendi", bir islâm âlimiydi.
Vaaz ve
sohbetleri, pek çok fâideliydi.
Hizmetim nasîb
oldu benim de kendisine.
Zîrâ
maiyyetinde çalıştım iki sene.
Müftülük
koltuğuna, oturmazdı kat’iyyen.
Derdi ki: (Bu
makâma, hiç lâyık değilim ben.)
Kenar
sandalyelerde dâimâ otururdu.
(Ben, adam
kıtlığında bir müftîyim) diyordu.
Tevâzû,
büyüklüğün nişânıdır ki zâten,
Bu, Onun
kemâlini gösterirdi esâsen.
Bir gün
buyurdular ki: (Hakîkî din âlimi,
Eskiden, her
tarafta bulunurdu dâimî.
“İmâm-ı
Gazâlî” ve “İmâm-ı Rabbânî”ler,
İslâm
âlimlerinin yıldızlarıdır birer.
Yalnız "din
ilmi" değil, "Fen" ilimlerinde de,
Mütehassıs
idiler hepsi devirlerinde.
Dünyânın
döndüğünü, maddenin yapısını,
Keşfettiler Ay
ile Güneş tutulmasını.
Hem “Dünyâ
yuvarlaktır” deyip, isbâtladılar.
Ve batıdan
doğuya döndüğünü yazdılar.
O gün
Avrupalılar, “Dünyâ düzdür” diyordu.
Etrâfı, duvar
ile çevrili biliyordu.
O zaman
müslümânlar, Sincar denen sahrâda,
“Meridyen”i
keşfedip, ölçtüler onu hattâ.
Hâlbuki
"Newton" ile "Galile" ve "Kopernik",
Dünyânın
döndüğünü bizden öğrendiler ilk.
Bu
öğrendiklerini açıkça söyleyince,
Onların bu
sözleri “Suç” sayıldı hemence.
Bu sebeple "Galile",
papazlar tarafından,
Muhakeme
edilip, haps olundu o zaman.
Lâkin
müslümânların bu ilerlemeleri,
“Tanzîmât”la
durdu ve gidemedi ileri.
Zîrâ
medreselerde, çok kuvvetli olarak,
Önce “Fen
bilgileri” okunurdu muhakkak.
"Mason Reşit
paşa"nın, ingiliz sefiriyle,
Birlikte
yaptıkları Tanzîmât fermânı'yle,
Bu dersler
kaldırıldı artık medreselerden.
Maksat, din
adamları "bilgisiz" olsun hepten.
Hâlbuki fen
dersleri varken medreselerde,
Seçkin "din
adamları" yetişirdi her yerde.
Keşifler
yapıyordu o zaman müslümânlar.
Önderlik
ediyorduk dünyâya o zamanlar.
Nasıl ki "fen
dersleri" kalktı medreselerden,
Câhil "din
adamları" yetişti bu yerlerden.
Ve durunca
bizdeki o keşif ve buluşlar,
Batılılar,
doğuyu geçmeğe başladılar.
O hâlde
dînimizi, o "büyük âlimler"in,
Kitaplarına
bakıp öğreneceğiz ilkin.
Zîrâ din
bilgileri, ya âlimin kendinden,
Yâhut da
öğrenilir onun eserlerinden.
“Ehli
sünnet” denilen bu yüce insanların,
Yazdıkları
kitaplar okunursa bihakkın,
Hem doğru
öğrenilir "Din" ve "Fen" bilgileri.
Hem de
okuyanların temizlenir kalpleri.)
|