|
26
-
KİMLER SONSUZ YANACAK
ADÂLETE BAKINIZ!
"Hasan
Hamdi Efendi", Âlim ve velî idi.
Dersi ve
sohbetleri pek çok fâideliydi.
Bir gün
buyurdular ki: (İslâma, tam hakkıyla,
Uyanın, ömrü
geçmez dertle ve hastalıkla.
Hastalık çeken
varsa eğer müslümânlardan,
Yaşamadığındandır islâmı muntazaman.
O “Ölüm
hastalığı”, herkese gelecektir.
Velâkin bu
hastalık, mü’min için nîmettir.
Müjde
habercisidir âhiret seferinin.
Alârm
işâretidir “İstiğfâr etmek” için.
Hastalıklar,
ölüme bahânedir, sebeptir.
Her eceli
gelene, çok zaman bir dert gelir.
(Ecel geldi
cihâna, baş ağrısı bahâne.)
Diye atasözü
de söylenir bu meâlde.
Bugün,
islâmiyyete karşı duran insanlar
“Temizlik”
yolundan da hiç saldıramıyorlar.
Tâbiîn-i
kirâmdan nitekim bâzı gençler,
Sahâbe-i
kirâmı ziyârete geldiler.
Dediler: (Hak
teâlâ, sizleri çok seviyor.
Kur’ân-ı
kerîminde sizi çok methediyor.
Bize, bunun
sırrını söyleyin de bilelim.
Biz de öyle
yaparak, böyle çok sevilelim.)
Dediler: (Allah
bizi seviyor, bu hakîkat.
Çünkü biz,
temizliğe ederiz fazla dikkat.)
Hak teâlâ,
Kur’ânda açıkça bildiriyor:
(Temiz olan
kulları severim) buyuruyor.
Nitekim
müslümânlar, câmilere, evlere,
Ayakkabılarıyla hiç girmezler bir kere.
Her evde hamam
olur, az bile pislik olmaz.
Onun için
mikrop ve hastalık hiç bulunmaz.
Fransızların,
meşhur o “Versay sarayı”nda,
Bir hamam yok,
kâfirler pis oluyor aslında.
Yine
islâmiyyete karşı olan insanlar,
“Ahlâk”
açısından da hiç saldıramıyorlar.
Dînimiz,
baştan başa "ahlâk" ve "fazîlet"tir.
Dost düşmân,
bu husûsu herkes söylemektedir.
Hattâ
islâmiyyette var ki öyle "adâlet",
Buna, kâfirler
bile ediyorlar çok hayret.
Meselâ ikiyüz
yıl öncesine âit bir,
Mahkemenin
zabtında şöyle denilmektedir:
Bursa-Altıparmak'ta, bir gurup müslümânlar,
Bir arsa
üzerine, câmi yaptırıyorlar.
O yer,
yehûdîlerin arsası imiş fakat.
Bu yüzden,
etmiyorlar bu işe muvâfakat.
Diyorlar: (Arsa
bizim, câmi yapamazsınız.)
Müslümânlar
diretip, diyorlar ki: (Yaparız.)
Onlar da
mahkemeye mürâcât ediyorlar.
Kadıya, (Bu
câmiyi yıktırınız!) diyorlar.
Bu iş
araştırılıp, deniyor ki hülâsa:
(Evet,
yehûdilere âittir işbu arsa.)
Karar
veriliyor ki: (O câmi yıkılarak,
Verilsin
sâhibine, boş bir arsa olarak.)
Câmi
yıktırılıyor, hem de hiç îtirâzsız.
Ve teslim
ediliyor, adâlete bakınız!)
|