|
26
-
KİMLER SONSUZ YANACAK
ESHÂBIM HASTA OLMAZ
"Hasan
Hamdi Efendi", hal ehli bir büyük zât,
Ders ve
vaazlarında ederdi çok nasîhat.
Bir gün
buyurmuştu ki: (Din düşmânı olanlar,
Hep yalan
söyliyerek dîne saldırıyorlar.
Nasıl ki “İlim
ile” saldıramıyorlarsa,
Hücûm
edemiyorlar, “Fen ile” de bilhassa.
Çünkü "Fen",
müşâhede, tetkîk ve tecribedir.
Üçü de,
dînimizin emrettiği şeylerdir.
Fen
bilgilerinde ve san’atta ilerlemek,
İslâmın emri
olup, çok gayret etmek gerek
En modern, en
ileri harp silâhı yapmak da,
Farz-ı kifâye
olup, mühimdir bu da hattâ.
Velhâsıl
düşmânlardan daha çok çalışmayı,
Emrediyor
dînimiz, her güçlüğü aşmayı.
Yine islâm
dînine bugün karşı olanlar,
"Tıp"
ve "Doktorluk"la da hiç saldıramıyorlar.
Zîrâ
Peygamberimiz, çeşitli şekillerde,
Metih
buymuşlardır "Tıp ilmi"ni çok yerde.
(İlim,
beden bilgisi, bir de din bilgisidir.)
Bu söz,
Resûlullahın mübârek hadîsidir.
Burada “Beden
ilmi”, önce bildiriliyor.
Yâni "Din
bilgisi"nden daha önce geliyor.
Çünkü
islâmiyyette, her ibâdet, iyilik,
Sıhhatli bir
bedenle mümkündür elbette ilk.
Sıhhati
muhâfaza, hastalıktan korunmak,
Yine
islâmiyyetin emridir bize mutlak.
Peygamber
Efendimiz, Rum imparatoru ile,
Mektuplaşıyor
idi, bâzı gâyeler ile.
Hediyeler
gönderdi bir defâ Herakliyus.
Bunlardan
birisi de, bir “Doktor”du bâhusus.
O gelip arz
etti ki Resûl-i kibriyâya:
(Sizlere
hizmet için gönderildim buraya.
İstediğiniz
kadar burada kalacağım.
Ve
hastalarınıza bedava bakacağım.)
Emretti
Resûlullah, ona bir ev verdiler.
Her gün, nefis
yiyecek, içecek getirdiler.
Sonra, günler
ve aylar geçtiyse de aradan,
Gelmedi o
doktora tek bir hasta müslümân.
O doktor yine
gelip dedi ki o Server’e:
(Efendim,
hizmet için gelmiştim ben bu yere.
Lâkin bu
güne kadar, gelmedi tek bir hasta.
Yiyip içip
oturdum ve sıkıldım biraz da.)
Ve müsâde
istedi Resûl’den gitmek için.
Peygamber
Efendimiz buyurdu: (Sen bilirsin.
Eğer daha
kalırsan, sana hizmet ederiz.
Gidecek
olursan da “Uğurlar olsun” deriz.
Ve lâkin şunu
bil ki, kalsan da senelerce,
Yine sen, boş
ve işsiz oturursun böylece.
Yâni hasta
olarak, sana kimse uğramaz.
Sebebine
gelince, eshâbım hasta olmaz.
Dînimiz, hep
faydalı şeyleri emretmiştir.
Bize, “Hasta
olmamak” yolunu göstermiştir.
Eshâbım,
temizlikte dikkatli davranırlar.
Acıkmadan
yemez ve tam doymadan kalkarlar).
|