|
26
-
KİMLER SONSUZ YANACAK
İLMİN KIYMETİ
"Osmân Nûri
Efendi", âlim ve velî idi.
Vaaz ve
sohbetleri pek çok fâideliydi.
Bir gün
buyurmuştu ki: (Bugün, islâmiyyette,
Bilcümle
iyilikler toplanmıştır elbette.
Meselâ ilim ve
fen, sıhhat, temizlik, ahlâk,
Hepsi,
islâmiyyetin emridir bize mutlak.
İslâm
düşmânları da, bunu bildiklerinden,
Hiç
saldıramıyorlar islâma bu yerlerden.
Lâkin
veremeyince bu yoldan dîne zarar,
Yalan ve hîle
ile hücûma geçiyorlar.
İslâma, “İlim”
ile nasıl karşı gelinir?
Zîrâ bizim
dînimiz, ilmin tâ kendisidir
Kur’ânda, pek
çok âyet, hep ilmi emrediyor.
İslâm
âlimlerini övüyor, methediyor.
Meselâ:
(Bilen ile, bilmeyen olur mu bir?
Bilen,
bilmiyenlerden elbette kıymetlidir.)
Bu, Zümer
sûresi'nin dokuzuncu âyeti,
Açıkça
bildiriyor, bize bu hakîkati.
Bu hususta
hadîs de vardır ki hem o kadar,
Bunu,
düşmânlar bile inkâr edemiyorlar.
Meselâ: (Çin’de
bile olsa, ilmi alınız.)
Diye
buyurmuşlardır Resûl-i zîşânımız.
Yâni ilim,
dünyânın çok uzak bir yerinde,
Ve hattâ
bulunsa da, kâfirlerin elinde,
Yine oraya
gidip, o ilmi öğreniniz.
(Bu, gâvur
îcâdıdır, istemem!) demeyiniz.
Bir hadîste: (Beşikten,
tâ ki mezâra kadar,
İlim tahsîl
eyleyin, çalışın!)
buyurdular.
Bir ayağı
mezârda olsa da bir kişinin,
Çalışması
lâzımdır yine de "ilim" için.
İlmin yaşı
yoktur ki zîrâ islâmiyyette.
Çalışıp
öğrenmesi bir ibâdettir hem de.
Dünyâ ve
âhireti, dînimiz bir tutuyor.
Peygamber
Efendimiz bakın ne buyuruyor:
(Hiç
ölmiyecek gibi, dünyâya çalışınız.
Yârın
ölecek gibi çok ibâdet yapınız).
Yine
buyurdular ki: (Bilerek az bir tâat,
Bilmiyerek
olandan, iyidir hem de kat kat.)
Peygamber
Efendimiz, yine ilim bahsinde,
Eshâbı
kirâmına hadîs-i şerîfinde,
Buyurdu ki: (Şeytânın
korkması bir âlimden,
Bin kere
daha çoktur câhil olan âbid'den.)
Bir kadın,
kocasından müsâde alamasa,
Bir sefere
çıkamaz, “Nâfile Hac” da olsa.
Fakat, "İslâmiyyeti
öğrenebilmek" için,
Sefere
gidebilir, almadan hem de izin.
Büyük bir
ibâdettir, hâlbuki islâmda Hac.
Bunda bile,
kocanın iznine var ihtiyâç.
Yâni, izin
almadan nâfile Hac yapmaya,
Gider ise bir
kadın, girer büyük günâha.
Lâkin gitse
sefere, “dînini tahsîl” için,
Günâh olmaz,
kocası vermese de hiç izin.
Anlaşılmış
oldu ki işte bütün bunlardan,
Mağlûb olur,
islâma ilim ile saldıran.)
|