ŞİİRLERLE MENKIBELER

GÜZEL NASİHATLAR

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

26 - KİMLER SONSUZ YANACAK

İLMİN KIYMETİ

 

"Osmân Nûri Efendi", âlim ve velî idi.

Vaaz ve sohbetleri pek çok fâideliydi.

 

Bir gün buyurmuştu ki: (Bugün, islâmiyyette,

Bilcümle iyilikler toplanmıştır elbette.

 

Meselâ ilim ve fen, sıhhat, temizlik, ahlâk,

Hepsi, islâmiyyetin emridir bize mutlak.

 

İslâm düşmânları da, bunu bildiklerinden,

Hiç saldıramıyorlar islâma bu yerlerden.

 

Lâkin veremeyince bu yoldan dîne zarar,

Yalan ve hîle ile hücûma geçiyorlar.

 

İslâma, “İlim” ile nasıl karşı gelinir?

Zîrâ bizim dînimiz, ilmin tâ kendisidir

 

Kur’ânda, pek çok âyet, hep ilmi emrediyor.

İslâm âlimlerini övüyor, methediyor.

 

Meselâ: (Bilen ile, bilmeyen olur mu bir?

Bilen, bilmiyenlerden elbette kıymetlidir.)

 

Bu, Zümer sûresi'nin dokuzuncu âyeti,

Açıkça bildiriyor, bize bu hakîkati.

 

Bu hususta hadîs de vardır ki hem o kadar,

Bunu, düşmânlar bile inkâr edemiyorlar.

 

Meselâ: (Çin’de bile olsa, ilmi alınız.)

Diye buyurmuşlardır Resûl-i zîşânımız.

 

Yâni ilim, dünyânın çok uzak bir yerinde,

Ve hattâ bulunsa da, kâfirlerin elinde,

 

Yine oraya gidip, o ilmi öğreniniz.

(Bu, gâvur îcâdıdır, istemem!) demeyiniz.

 

Bir hadîste: (Beşikten, tâ ki mezâra kadar,

İlim tahsîl eyleyin, çalışın!) buyurdular.

 

Bir ayağı mezârda olsa da bir kişinin,

Çalışması lâzımdır yine de "ilim" için.

 

İlmin yaşı yoktur ki zîrâ islâmiyyette.

Çalışıp öğrenmesi bir ibâdettir hem de.

 

Dünyâ ve âhireti, dînimiz bir tutuyor.

Peygamber Efendimiz bakın ne buyuruyor:

 

(Hiç ölmiyecek gibi, dünyâya çalışınız.

Yârın ölecek gibi çok ibâdet yapınız).

 

Yine buyurdular ki: (Bilerek az bir tâat,

Bilmiyerek olandan, iyidir hem de kat kat.)

 

Peygamber Efendimiz, yine ilim bahsinde,

Eshâbı kirâmına hadîs-i şerîfinde,

 

Buyurdu ki: (Şeytânın korkması bir âlimden,

Bin kere daha çoktur câhil olan âbid'den.)

 

Bir kadın, kocasından müsâde alamasa,

Bir sefere çıkamaz, “Nâfile Hac” da olsa.

 

Fakat, "İslâmiyyeti öğrenebilmek" için,

Sefere gidebilir, almadan hem de izin.

 

Büyük bir ibâdettir, hâlbuki islâmda Hac.

Bunda bile, kocanın iznine var ihtiyâç.

 

Yâni, izin almadan nâfile Hac yapmaya,

Gider ise bir kadın, girer büyük günâha.

 

Lâkin gitse sefere, “dînini tahsîl” için,

Günâh olmaz, kocası vermese de hiç izin.

 

Anlaşılmış oldu ki işte bütün bunlardan,

Mağlûb olur, islâma ilim ile saldıran.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan